Meslekte 45. yılımızdayız. Tamamı da gazetecilik ve onun
önemli dalı spor yazarlığı ile geçti ve geçmekte. Bu uzun sürede ben hiçbir
Türk takımının Avrupa sahasında, sınıfı ne olursa olsun, bu kadar tek taraflı
maç oynadığını görmedim. Hatırlamıyorum da... Maç sonu UEFA nın verdiği
istatistik bilgilere baktım ki bizimkiler gibi atmasyon değildir,
Fenerbahçe nin şut sayısı 8, rakibinki SIFIR... Ve de Fenerbahçe nin attığı
şutların yarısından çoğu gollük idi ve rakip kaleci tarafından kurtarıldı.
Rakip ne mi yaptı Sadece ve sadece Volkan ın bakmadan verdiği pası yakaladı ve
direkten döndü. Yani bu, bir pozisyon sonrası gelmemişti.
Evet, daha maçın onuncu dakikasında bizim Ömer
Üründülü nü aradım, o sırada Viyana da idi ve maçı izleyemiyordu, dedim ki, Bu
maçı Fenerbahçe farklı kazanır... Yapma be ağabey dedi ve maç sadece tek golle
bitti. Rövanş mı Çocuk oyuncağı...
Şimdi sadede gelelim. Ben bu takımın hiçbir maçını
izlememiştim. Sadece bir kanalda Napoli yi içerde yendikleri maçın gollerine
rastlamıştım. Ama bizim spor medyası bu takımı bizlere neredeyse bir Real
Madrid, bir Barcelona, bir Bayern, bir Manchester gibi tanıttı. Müthiş fizik
güçleri vardı, inanılmaz kontraya çıkıyorlardı. Vay be dedim, iş zor. Ama
baktım ki, rakibin fizik gücü ne yazık ki bizim üçüncü lig kadar bile değildi.
Kontraya çıkma ise neredeyse sıfır. Hele hele bir kaptanları var ki, vallahi
benim hafif göbekli fiziğim ondan iyi... İddiam şudur bu takım bizim PTT 1. Ligi nde bile küme düşer...
Peki, ya Fenerbahçe Tam kadrosunun nitellik ve
niceliklerine göre bir rakip buldu. Her şeye rağmen riske girmedi. Kontrollü
oyunu hiç bırakmadı. Ayağa oynadı. Koşu yoluna garanti bulduğunda bunu yaptı.
Birkaç uzun kontra top da kullanıldı ve rakibin fizik gücü yetersiz olduğundan
hemen hemen hepsi de Fenerbahçeli futbolcularla buluştu. Diyorlardı ki rakip,
rakip savunmaya fena pres yapıyor. Rüyanızda mı gördünüz Bekir le Yobo
hayatlarında hiç bu kadar bir maç oynamışlar mıdır Topal, Christian ve Selçuk
üçlüsü hemen hemen hiç bir girişimlerinden ne bir kayarak müdahale, ne bir
şiddetli presle karşılaştılar. Ön taraf sürekli deplasman yaparak rakibin
aklını iyiden iyiye karıştırdı. Bir de örneğin Kuyt kalenin içinde topu içeri
atabilseydi. Bu maçta en büyük kayıp Volkan ın oldu. Önündeki maça hiç
ısınamadı, hiç hazırlanamadı!
Yazık! Fenerbahçe üzerinden bir Avrupa deplasman rekor
skorlu galibiyeti kaçırdık.