Rahmetli babamın ölümü sebebiyle bir haftalık ayrılığın

ardından tekrar birlikteyiz. Geçen süre içinde günlük gelişmeleri izleyemedim

ama bıraktığımdan farklı bir Türkiye bulmadığımı da belirtmek istiyorum. Günlük

olayları Allah ömür verdiği takdirde yorumlamayı sürdüreceğiz. Ancak, bugün

babamın vefatı öncesinde hastanede kaldığı üç günlük süre boyunca ve vefatının

ardından kardeşlerimin gösterdiği ilgiye, dualarına şükranlarımı sunuyorum.

Böylesine geniş bir kardeşler topluğuna mensup olmanın önemini bilmeme rağmen

acılı günlerimde bunu bir kez daha yakinen gördüm ve yaşadım Türkiye nin hemen

her köşesinden arayan kardeşlerimle konuştukça, onların dualarına şahit oldukça

acımın azaldığını hissettim. Bir başka ifade ile acıların paylaşıldıkça

azaldığını yaşayarak gördüm. Bu bakımdan öncelikli olarak mezarlığa kadar

gelerek cenaze namazına katılan, defin işi bitene kadar yanımızdan ayrılmayan

başta Saadet Partisi Genel Başkanı muhterem Mustafa Kamalak Bey, Ahmet Tekdal

ağabey ile Şevket Kazan ağabeylere ve Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcıları

ile GİK üyeleri, CANSUYU Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Genel Başkanı Mustafa

Köylü ve tüm Yönetim Kurulu üyelerine, Server Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı

Ersönmez Yarbay, Mütevelli Heyeti Başkanı Mehmet Tezel ile tüm vakıf üyelerine

ve özellikle de Milli Gazete Sahibi Ömer Yüksel Özek, Genel Yayın Yönetmeni

Mustafa Kurdaş ile Ankara Temsilcisi Mustafa Yılmaz ın şahsında tüm gazete

çalışanlarına, yurdun hemen her köşesinden arayan Saadet Partisi teşkilat

mensuplarına teşekkürlerimi ve sevgilerimi sunuyorum.

Hemen belirteyim ki bu teşekkür yazısını yazarken çok

zorlandım. Çünkü ne kadar titiz olursanız olun cenaze namazına katılan ve

telefonla arayarak taziyede bulanan o kadar çok kardeşim vardı ki bazılarının

isimlerini unutma ihtimali beni rahatsız etti. Bu bakımdan olaya kurumlar

bazında yaklaşmayı tercih ettim. Acımı paylaşan ama isimlerini burada

zikredemediğim tüm kardeşlerimin beni bağışlamalarını rica ediyor, ilgilerinden

dolayı şükranlarımı sunuyorum.

Babamın yoğun bakımda geçen günleri boyunca aile olarak

hayatımız hastane etrafında geçtiği için, özellikle de bu tür olayların insanı

hayatın günlük akışının dışına çekmesi sebebiyle yazılarıma ara vermek zorunda

kaldım. Ancak biliyorum ki ne olursa olsun hayat devam ediyor. Ölenle ölünmüyor,

zaman geçtikçe ölen unutulmuyor ama acısı hafifliyor. Kardeşlerimin dualarını

eksik etmemelerini rica ediyorum.

***

Ülke gündemi ile ilgili yazılarıma Allah ın izni ile

yarından itibaren dönme dileğiyle tekrar tüm kardeşlerime teşekkürlerimi ve

sevgilerimi sunuyorum.