İnsanımızın doğduğu yerde doyması hepsinden de önemli...

Ancak ve ancak...

Memleketimizin hemen her köşesinden tarım ve hayvancılık alanında neredeyse aynı sesler geliyor...

Maliyetler astronomik rakamlara ulaşmış durumda...

Arkadaşımız Rıza Yayladangel, Doğu Anadolu bölgesinde tarım ve hayvancılıkla iştigal edenlerin dertlerini dinledi.

Şöyle diyor bölgesinde tarım ve hayvancılıkla meşgul olanlar;

* "Zor durumdayız, verdiğimiz aldığımızı karşılamıyor..."

* "Her sene içeri giriyoruz, elde avuçta da kalmadı!"

* "Ne yapacağımızı, nasıl bir yol takip etmemiz hususunda şaşırmış durumdayız..."

Memleketimizin hemen her köşesinden bu yollu şikayetler geliyor...

Nereye gitsek, kiminle konuşsak hemen hemen aynı dertlerden muzdarip...

* Çiftçiler, köylüler zor durumda...

* Hayvancılıkla geçimini sağlayanlar bir arayış içinde...

* Tarımla uğraşanlar, farklı tedbirlerin acilen alınması gerektiği konusunda ağız birliği etmişler...

***

Tarım ve hayvancılık alanında en çok dile getirilen madde ise şu;

- "Akaryakıt ve gübre fiyatları uçtu gitti! Ürettiklerimizle, ortaya koyduklarımızla değil bir kenara bir şeyler atmak, borçlarımızı ödeyemez hale geldik..."

***

Peki, ne yapmak lazım?

Öyle ya, ortada bir sorun varsa bunun bir halli olmalı!

Çözüm nedir?

Havancılık ve tarımla geçimini temin edenler şunun altını ısrarla çiziyor;

- "Özellikle akaryakıt ve gübre fiyatlarında devlet çiftçiyi sübvanse etmeli... Aksi halde tarım ve hayvancılık ölüyor..."

***

Ben bir bakıma özellikle Doğu'daki çiftçilerin, hislerine, duygularına, görüşlerine tercüman olduk.

Gerisi yetkili isim ve makamların işi...

Muhabir: Rıza Yayladangel