Bismillâhirrahmanirrahîm;
27 Şubat Erbakan Hoca’yı Anma Toplantıları’yla başlayan beraberlik, özellikle 6 lider ve partilerinin birbirlerini yakından tanımalarına yol açtı. Son “Büyük Kudüs Mitingi”nde Kemal Kılıçdaroğlu’nun Filistin davasına sahip çıkma içerikli net konuşması, bazı ortak konularda buluşmayı ortaya çıkardı. Temel Karamollaoğlu başkanlığındaki Saadet Partisi’nin misafirperverliği; insanî özellikleri, nezaketi, birleştirici ve uzlaşmacı yaklaşımı diğer partiler arasında da yakınlaşmayı sağladı.
Türkiye “tek adam” sisteminin sıkıntılarını yaşıyordu. Partili cumhurbaşkanlığı yöntemi tüm Türkiye’yi kucaklamadığı gibi; ülke insanını adeta ortasından ikiye bölüyordu. İleri seviyedeki partizanlık ehliyet ve liyakati önlüyor; devletin kurumları yetersiz yöneticiler elinde oyuncak haline geliyordu. Partili cumhurbaşkanı diğer siyasi partilere demediğini bırakmıyor; halk birbirine düşman haline getiriliyordu.
Türkiye; kavga edip birbirini itibarsızlaştırarak yoluna devam edemezdi. Bu gidişata çözüm bulunmalıydı. Altı farklı siyasi parti, problemlerin çözümünde ortak oldukları konulardan işe başladılar. Bunları ortaya çıkaracak bir komisyon kuruldu. Çalışma prensiplerini belirlediler. Hükümet Protokolü’ne esas olacak bir “Ortak Mutabakat Metni” hazırladılar.
Bazıları bu yazılan ortak metinden hareketle Saadet Partisi’ni suçladılar. Şurası bilinmelidir ki; bu metin Saadet Partisi’nin Seçim Beyannamesi değil; çözümünde birleştikleri Millet İttifakı’nın ortak hükümet protokolüdür. Hepsi, Saadet Partisi’nin çözümlerinden oluşmalı, diyenlere hatırlatıyorum: O zaman bütün gücümüzle çalışarak, Saadet Partisi’ni diğer partilere ihtiyaç duymayacak bir iktidar gücüne ulaştırmalıyız.
YOL HARİTASI
MİLLET İttifakı, 6 Mart 2023’te büyük bir uzlaşma sağladı. Güçlendirilmiş Parlamenter Sisteme Geçiş Sürecinin Yol Haritası’nı belirledi. Geçiş sürecinde Millet İttifakı içindeki partilerin genel başkanları cumhurbaşkanı yardımcısı görevini üstlenecek; önemli kararları istişareyle alacaklar. 4 Mart 2023 günü yaptıkları basın açıklamasında, deprem faciasındaki “yönetim zafiyeti”ne vurgu yapılmış; vatandaşlarımıza “güvenli şehirlerde, güvenli konutlarda yaşatma” vaadinde bulunmuşlardı.
Basın toplantısında, “Ortak akıl, istişare ve uzlaşıyla bir süreç yürütüyoruz” denilerek; “Yarının Türkiye’sini inşa etmekte kararlıyız” görüşüne yer verildi: “Bu topraklarda umudu yeniden yeşertecek ve güzel ülkemizde insan onuruna yaraşır hayat şartlarını hep birlikte tesis edeceğiz. 85 milyon insanımızın hiçbir ferdini dışarıda bırakmadan, hiç kimsenin kalbini kırmadan, güvenini boşa çıkarmadan yolumuza devam edeceğiz. Hedefimiz; kaybedeni olmayan bir zaferdir.”
21 senedir Millî Görüş zihniyetinin hükümette ve TBMM’de temsil edilmeyişinin eksikliği yaşandı. Saadet Partisi olarak uyarma, yol gösterme, hatırlatma görevimizi yaptık. BOP’a eşbaşkanlık yapılması, ABD ve AB ekseninde politikalar üretilmesi, Şimon Peres’in TBMM’de konuşturulması, ABD’nin İncirlik’ten Irak’a saldırma izni verilmesi, İsrail’le normalleşilirken Suriye’ye sırt dönülmesi gibi pek çok olayda içimiz kan ağladı; bir şey yapamamanın acısını yaşadık.
Şimdi fırsat doğdu. Millet İttifakı’nın kazanması halinde hükümete ortak olacağız. Allah’ın yardımıyla önemli meselelerin istişaresinde Saadet Partisi de “hayra motor, şerre fren” olma görevini üstlenecek.
HER OLUŞ SANCILIDIR
49 yıl önce, Millî Görüş’ün temsil edildiği MSP, CHP ile koalisyon hükümeti kurdu. O günün CHP’si, MSP’ye o kadar uzaktı ki!.. MSP’nin elinde TBMM’de 48 milletvekiliyle temsil edilen siyasi güç bulunması; Ecevit’i, Erbakan Hoca’yla görüşmeye zorladı. Bir hükümet protokolüyle CHP-MSP Hükümeti kuruldu. Kısa süre sonra Ecevit şu itirafı yaptı: “Biz, MSP ile görüşülemez sanıyorduk. Meğerse tarihi bir yanılgı içindeymişiz.”
Kıbrıs Barış Harekâtı, ABD üslerinin kapatılması, manevi ve maddi kalkınma gibi pek çok hayırlı hizmete imza atan Erbakan Hoca’ya, bazı aklı evveller “yeşil komünist” yaftası vurarak şunları söyledi: “Tarih sizi solcu, dinsiz Ecevit’i başbakan yapmış bir kişi olarak anacak.” Öyle olmadı. Hakikat güneş kadar parlaktır. Tarih ve vicdanlı insanlar Erbakan Hoca’yı hayır ve rahmetle anmaya devam ediyor.
İbni Haldun, “Suyun suya benzediği gibi, gelecek de geçmişe benzer” der. Her oluş bir çiledir ya! Bugün de aynı sancıyı yaşıyoruz. Saadet Partisi hükümette yer alıp milletimize hizmet edebilmek için yükseliş trendindeki Millet İttifakı’yla birlikte hareket ediyor. Şimdi de, ağzına geleni söyleyenler var. Hepsinin ıslahını isteriz. Onlara düşmanlık etmeyeceğiz. İyi niyetle yapıyorlar, hüsnüzanda bulunacağız. Biz, iyi niyetle çalışmamızı yaparız; sonucu Allah takdir eder. Takdire teslim oluruz.
Saadet Partisi hep Millî Görüş’ün yanında durdu. 54 senedir buna fiilen şahitlik ettim. Aksini söyleyenler araştırsın ve yanlışa düşmesinler!