Başkentte dünya liderlerini bir araya getiren diplomasi trafiği, Ege'nin iki yakasındaki buzları eritmeye devam ediyor. 36. NATO Zirvesi'nin yorucu mesaisini tamamlayan Yunanistan Başbakanı Miçotakis'in ülkesine dönmeden hemen önce verdiği mesajlar, Türk-Yunan ilişkilerinde yepyeni bir sayfanın habercisi niteliğinde. Yıllardır süregelen gerilimli başlıkların yerini, Ankara'daki zirvede karşılıklı nezaket ve işbirliği vurgusu aldı.
KOMŞUDAN ZİRVEYE TAM NOT
Miçotakis, Ankara'nın organizasyon başarısına dikkat çekerek hakkını teslim etti. İki ülke arasında son dönemde birçok alanda sağlanan ılıman iklimin ve ilerlemenin devam edeceğinin sinyalini veren Yunan Başbakan, diplomatik sıcaklığı elden bırakmadı. O çarpıcı ve olumlu ifadeler kameralara şöyle yansıdı:
"Türk misafirperverliğini her zaman takdir ediyorum ve bir kez daha söyleyeceğim, Türkiye, muhteşem bir NATO Zirvesi düzenlemiş. Cumhurbaşkanı Erdoğan'la yapıcı bir ilişki yönünde işbirliğine devam edeceğim."

F-35 POLEMİĞİNDE GERİ ADIM MI?
Görüşmenin en hassas noktası şüphesiz Türkiye'nin ABD'den olası F-35 alımıydı. Bu zorlu soruya doğrudan yanıt vermek yerine kendi yol haritalarından bahsetmeyi seçen Miçotakis, Yunanistan'ın 2027 yılındaki kendi pilot eğitimlerine odaklandığını kaydetti. Komşu, Washington'ın kararlarına müdahale edemeyeceklerini şu sözlerle ifade etti:
"Başka ülkelerin seçimlerini yorumlamak benim işim değil. ABD'ye kime savunma sistemi satacağını, kime satmayacağını söyleyecek de Yunanistan değildir."

TRUMP'A HAK VERDİ: FATURA KABARIYOR
Savunma bütçesi meselesi de masadaki bir diğer sıcak başlıktı. Yunanistan'ın zorlu ekonomik kriz dönemlerinde bile milli gelirinden (GSYH) savunmaya yüzde 2'nin üzerinde pay ayırdığını, 2026 hedefinin ise yüzde 3,5'i çoktan aştığını hatırlattı. ABD Başkanı Donald Trump'ın 8 yıldır dile getirdiği ittifak içi harcama eleştirilerine doğrudan hak veren Miçotakis, durumun ciddiyetini şu sözlerle vurguladı:
"Bu, ABD ve diğer NATO üyeleri arasında bir denge sağlanması için daha çok kaynak harcamamız anlamına geliyor."

Gündemi meşgul eden Hürmüz Boğazı ve İran-ABD gerilimine de değinmeden geçmeyen Yunan lider, seyrüsefer serbestisinin sadece ABD değil, Avrupa ve Yunanistan için de kırmızı çizgi olduğunu aktardı. Krizin son aylardaki kaotik duruma dönmeyeceği konusunda ise iyimser kalmayı tercih ettiğini dile getirdi.





