Mehmet Uçum…
Hukukçu, siyasetçi ve Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı…
1965 Kars doğumlu…
İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun oldu ve uzun yıllar serbest avukatlık yaptı…
Hali hazırda Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekilliği görevini yürütmekte…
İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni 1986 yılında bitirdi.
Çalışma Ekonomisi alanında yüksek lisans ve doktora çalışmaları yaptı.
İstanbul Barosu'nda çeşitli komisyon ve merkezlerde yöneticilik yaptı.
İş hukuku ve basın hukuku alanlarında makaleler ile kitaplar kaleme aldı.
Akil İnsanlar Heyeti Doğu Anadolu Grubu'nda yer aldı.
Kamusal Politika ve Demokrasi Çalışmaları Derneği'nin (PODEM) kurucu başkanlığını yaptı.
2015 yılında yapılan seçimlerde 25. Dönem Kars milletvekili olarak meclise girdi. 2015'ten bu yana Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı olarak görev yapmaktadır
MEHMET UÇUM’DAN 'TERÖRSÜZ TÜRKİYE' DEĞERLENDİRMESİ
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, TBMM'de dün görüşülen kanun teklifine ilişkin kapsamlı bir açıklama yaptı.
367 milletvekilinin imzasıyla hazırlanan kanun teklifinin tarihi bir dönüm noktası olduğunu belirten Uçum, süreçte geri dönüşü olmayan noktanın aşıldığını vurguladı.
Ülkenin en temel meselelerinden biri olan sistematik terör belasının kökten tasfiye edilmesinde gelinen noktayı detaylı bir şekilde ele aldı.
PARADİGMA DEĞİŞİKLİĞİ
Sürecin arka planına dikkat çeken Uçum, iki yıl önce 2024 Ağustos ayının son haftasından başlayarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bir devlet inisiyatifi olarak açıkladığı paradigma değişikliğiyle konunun gündeme geldiğini hatırlattı.
MHP Lideri Devlet Bahçeli'nin kararlı girişimleriyle "Terörsüz Türkiye" hedefinin tanımlandığını ve ilan edildiğini belirten Uçum, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin bu hedef doğrultusunda önce komisyon kurup rapor hazırlayarak büyük bir adım attığını ifade etti.
"RUTİN DIŞI DÖNEMLER RUTİN DIŞI YÖNTEMLERLE YÖNETİLİR"
Geçiş sürecinin Cumhuriyet tarihimizin en önemli rutin dışı dönemlerinden biri olduğuna vurgu yapan Uçum, rutin dışılığın temel kriterinin ele alınan konuyu aktüel siyaset üzerinden değil, genel siyaset yaklaşımıyla değerlendirmek olduğunu belirtti.
Konuya parti siyasetinin dar ajandaları yerine ülkenin ve milletin ortak ihtiyaçları üzerinden bakılması gerektiğinin altını çizdi.
Bu kapsamda geçiş sürecinin hukuk politikasının da özel olarak geliştirildiğini belirten Uçum, Meclis'in olağan yasama faaliyetlerinin ötesinde, olağanüstü şartları taşıyan geçiş sürecine uygun olağan dışı bir yasama faaliyeti ortaya koyduğunu kaydetti.
Kanun teklifinde altı partinin iradesinin yer almasının ve tarihteki en yüksek imza sayılarından biri olan 367 milletvekilinin imzasını taşımasının bu olağan dışı yasama faaliyetinin en büyük kanıtı olduğunu vurguladı.
"TARİHE İZ BIRAKAN BİR SÜREÇ YAŞANIYOR"
Komisyonun kuruluşu, çalışmaları, raporu ve kanun teklifinin görüşülme sürecinin TBMM’nin onurlu tarihinde muhteşem sayfalar olarak yer alacağını belirten Uçum, TBMM Başkanı'nı, Cumhur İttifakı grup yöneticilerini, sürece destek veren diğer partilerin yöneticilerini ve tüm milletvekillerini kutladı.
Bu isimlerin büyük bir tarihsel sorumluluğu başarıyla yerine getirerek tarihe iz bıraktıklarını belirtti.
"DEVLET, KANUNUN UYGULANMASINA HAZIRDIR"
Kanunun kabulüyle birlikte sürecin "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmeye Dair Kanun" adı altında geri dönülemez bir aşamaya geçtiğini vurgulayan Uçum, bundan sonraki adımların da büyük bir hassasiyetle atılması gerektiğine işaret etti.
Kanun sonrasında sürecin uzatılmaması, münfesih örgütün bakiye unsurlarının tasfiye edilmesi ve silah bırakma dahil somut adımların hızla tamamlanmasının önemine dikkat çekti.
Devletin her seviyedeki güçlü iradesiyle ve tüm kurumsal kapasitesiyle kanunun uygulanmasına ve gereklerinin yerine getirilmesine tamamen hazır olduğunu belirten Uçum, şunları kaydetti:
* "Görüldüğü üzere sürecin aşamalı niteliğini görenler ve bu zorunlu aşamalar dinamiğine uyumlu davrananlar Türkiye’nin hep birlikte kazanmasına katkı yapacaktır. Buna direnenler ise kaybedecek ve Türkiye’nin siyasi geleceğinde yeri olmayacaktır."
Açıklamasının sonunda Türkiye’nin önünün aydınlık ve yolunun açık olduğunu belirten Uçum, tam bağımsız ve anti-emperyalist Türkiye Cumhuriyeti’nin yükseliş sürecinin daha güçlü bir demokrasi ve sağlam ekonomik temeller üzerinde yükseleceğini vurgulayarak, Türkiye Yüzyılı'nda bu hedeflerin başarıya ulaşacağına olan inancını dile getirdi.





