Yeni tütün içme yasasından hayli memnunum. Bu memnuniyetimi en çok Refahyol hükümeti zamanında yaşamıştım. Ben bir sigara içmez olarak masum ciğerlerin bu zehir yüklü  duman ile mağdur ve maktul olmasını hiç kabul edemiyorum... Özellikle 1997 yılında 54. hükümet zamanında otobüs ve uçak gibi toplu taşıtlarda sigara ve tütün içme yasağı ile hayli dua alan bu müsbet icraat nice taze çocuk, genç ve yaşlıların seyahat boyunca dumanaltızede olarak menzillerine vardıklarında iflah olmaz zehirlenmelerden kurtuluşuna vesile olmuştur. Allah sebep olanlardan razı ola... Şimdi de kahvehaneler dahil topluca bulunulan yerlerde ve hatta dizi filmlerinde dahi sigara içme yasağını getirecek olan yasa daha da hayır dualarına müncer olacaktır... Ama beni asıl rahatsız eden ise istisnasız her dizide her vesileyle alkol almaya özendirici film kareleri ne yazık ki genç beyinleri sanki bu zıkkımı içmenin meşru ve memnuniyet vericiymiş gibi sunumu telkin edilmekte her akşamki dizi bombardmanında genç kuşaklara... Uyuşturucu ve bağımlılığın ilk adımları sayılan sigara ve alkol tüketiminde dünyada maalesef 9. sırada oluşumuz ve sigaraya başlama yaşının ülkemizde 10 yaşa inmiş bulunması geleceğimizin vehameti ve tehlikesi açısından herhalde yeterli olsa gerek...

DİNLERSENİZ DİNLENİRSİNİZ

Münih Havaalanı ndan bizi alıp menzilimize götüren Edirne li mihmandarımız İbrahim, tekerleme gibi ezberlediği bu terkibin üç anlamı olduğunu söylüyordu: "Dinlerseniz dinleniriniz!" ...Önceki hafta Vehbi hoca nın Nürnberg deki sohbetinde dinleyicileri dinlemede dikkate davet ederken söylemiş bunu: Birinci Dinlenirsiniz de ruhunuz dinlenir bu manevi sohbeti dinlerken istirahat eder. İkinci Dinlenirsiniz de dini konularda eksiklerinizi tamamlar, dininiz tamam olur din lenirsiniz ve üçüncü dinlenirsiniz de ise bu birikimleri taşıyarak bir yerde anlatırsanız siz de dinlenirsiniz başkaları tarafından...

Bu nükte hoşuma gitti notumu aldım... Sizlerle paylaşırken bu arada başka bir latife çıktı ortaya otobanda giderken muhabbet esnasında... Nürnberg cemiyetinde namı diğer Tavukçu Murat İbrahim in ismi geçince mesleği gereği tavuklarının lezzetinden bahsederken şu an net hatırlamıyorum ama ya bizim İbiş ya da Edirneli kaptan şöför dedi ki tabii lezzetli olur, çünkü o tavukları abdestli olarak kesiyor demez mi

Birden zihnimden geçeni söyleyiverdim ortaya: Bi dakika, tavukları abdestli kesiyor derken, burada anlayacağımız şey, tavuklar mı abdestli yoksa Murat Hoca mı