Türkiye'nin yüreğine ateş düşüren 15 Nisan'daki kanlı baskının yankıları sürerken, karanlıkta kalan gerçekler gün yüzüne çıkmaya devam ediyor. Dokuzu fidan gibi öğrenci, biri fedakar bir öğretmen olmak üzere tam 10 canın yitip gittiği Ayser Çalık Ortaokulu'ndaki dehşetin adım adım göz göre göre geldiği anlaşıldı. Muhtemel bir faciayı önlemeye çalışan eğitimcilerin önüne çekilen bürokratik setler, acı tablonun aslında bir ihmaller zinciri olduğunu gözler önüne serdi.
Çantayı Arayan Müdüre Şok Operasyon
Ortaya çıkan yeni bilgilere göre, katliamdan sadece bir ay önce okulda dikkat çeken bir görevden alma dalgası yaşandığı aktarıldı. Saldırgan İ.A.M'nin durumundan şüphelenen ve çantasını neredeyse her gün didik didik eden müdür yardımcısı Alpaslan Yıldırım'ın da aralarında bulunduğu 5 kişinin görev yerinin aniden değiştirildiği kaydedildi. Olayın perde arkasındaki ismin ise katliamı gerçekleştiren çocuğun tutuklu babası, Polis Başmüfettişi Uğur Mersinli olduğu vurgulandı.
Oğlunun çantasının sürekli kontrol edilmesini hazmedemeyen babanın, Emniyet'in üst yönetimindeki gücünü kullanarak bu sürgünleri tek tek organize ettiği ifade edildi.
Faturası Kime Kesildi?
Yaşanan bu kan donduran skandalın ardından müfettişlerin soruşturmayı derinleştirdiği bildirildi. Emniyet müfettişlerinin, tutuklu baba Uğur Mersinli hakkında "meslekten ihraç" talebiyle resmi rapor hazırladığı belirtildi. Baba ve oğlun sık sık gittiği atış poligonundan sorumlu polis memuruna da kınama cezası verilmesinin masada olduğu dile getirildi.
Eğitim camiasını derinden sarsan olayın bürokratik ayağında da taşların yerinden oynadığına dikkat çekildi. Katliamın üzerinden henüz üç gün geçmişken Kahramanmaraş İl Milli Eğitim Müdürü Erhan Baydur'un görevden alınmasının temelinde, bu karanlık tayin sürecine göz yumulmasının yattığı iddia edildi.
Tüm ülkeyi yasa boğan kanlı saldırıda üstü örtülmeye çalışılan bu nüfuz oyunlarının yargı sürecine nasıl yansıyacağı için gözler şimdi adliye koridorlarından gelecek yeni iddianamede.





