Orta Doğu'da diplomatik kanallardan gelen barış mesajları sahada karşılık bulmuyor. Lübnan genelinde kalıcı huzurun sağlanması için süren tüm diplomatik mekanizmalar, bombaların gölgesinde kalıyor. Washington ve Tahran hattında Lübnan'ı da kapsayan geniş kapsamlı uzlaşı haberleri daha yeni kamoyuna yansımışken, sınır hattından gelen dumanlar bölgede hesapların bir kez daha şaştığını gösteriyor. Ateşkes kararlarının hiçe sayıldığı güney cephesinde, sivillerin ve doğanın maruz kaldığı yıkım her geçen saat ağırlaşıyor.
Nebatiye Kırsalı Alevler İçinde
Lübnan resmi ajansı NNA'nın aktardığı son dakika bilgilerine göre; İsrail topçu birlikleri, Yukarı Nebatiye beldesinin eteklerinde yer alan Ali Tahir Tepesi'nin ormanlık alanını hedef aldı. Saldırıda uluslararası anlaşmalarla yasaklanmış olan fosfor bombaları ve yoğun topçu atışları kullanıldı.
Askeri hareketlilik bununla da sınırlı kalmadı. Nebatiye kentine tamamen hakim bir konumda bulunan Debşe Tepesi çevresi de top mermilerinin hedefi oldu. İsrail ordusunun günün erken saatlerinde Nebatiye yakınlarındaki Kefertebnit beldesi çevresini de yoğun topçu ateşine tuttuğu bildirildi.
Mutabakat Var Ama Sahada Silahlar Susmuyor
Yaşanan bu son saldırılar, uluslararası alanda atılan büyük adımların hemen ardından geldi. Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, daha 15 Haziran'da yaptığı açıklamada ABD ve İran'ın bir mutabakata vardığını müjdelemiş ve "Lübnan dahil tüm cephelerde askeri operasyonların derhal ve kalıcı olarak sona erdirildiğini ilan etti" ifadelerini kullanmıştı.
Ancak bu mutabakatın Lübnan'ı da kapsayacak şekilde genişlemesi Tel Aviv koridorlarında büyük bir tartışmanın fitilini ateşledi. İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, Lübnan'ın güneyinde işgal ettikleri bölgelerden kesinlikle çekilmeyeceklerini ileri sürerek dünyaya rest çekti. Tahran'dan gelen tepki ise gecikmedi. İran Silahlı Kuvvetleri'nin savaşı yürüten birimi Hatemül Enbiya Merkez Karargahı, 16 Haziran'da yaptığı açıklamada, İsrail'in Lübnan'ın güneyinde ateşkesi tam 84 kez ihlal ettiğini duyurarak, saldırıların sürmesi halinde misliyle cevap verileceği uyarısında bulundu.
Bilanço Ağırlaşıyor: 3 Bin 826 Can Kaybı
Lübnan'da aylardır süren krizin insani faturası ise ürkütücü boyutlara ulaştı. İsrail ordusunun 2 Mart'ta başlattığı yoğun hava saldırıları ve ülkenin güneyindeki birçok beldeyi işgal etmesiyle başlayan süreç, tam anlamıyla bir göç dalgasına yol açtı. Lübnan hükümeti, bu süre zarfında evlerini terk etmek zorunda kalarak yerinden edilen vatandaşların sayısının 1 milyonu aştığını ilan etti.
Lübnan Sağlık Bakanlığı'nın paylaştığı son verilere göre, 2 Mart'tan bu yana düzenlenen İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı 3 bin 826'ya yükseldi.
Kağıt Üstünde Kalan Ateşkes Takvimi
Süreç boyunca diplomatik masada birçok kez uzatma kararı alındı ancak hiçbiri sahada kalıcı olamadı:
-
24 Nisan: ABD Başkanı Donald Trump, 17 Nisan'da yürürlüğe giren 10 günlük geçici ateşkesin 3 hafta uzatıldığını duyurdu.
-
14-15 Mayıs: ABD arabuluculuğunda yapılan 3. tur görüşmelerinde, ateşkesin 17 Mayıs itibarıyla 45 gün daha uzatılması kararlaştırıldı.
-
3 Haziran: Washington'daki 4. tur görüşmelerin ardından ABD Dışişleri Bakanlığı; Hizbullah'ın saldırılarını durdurması ve Litani Nehri'nin güneyinden çekilmesi şartıyla 'geniş kapsamlı ateşkes' ilan etti. Hizbullah ise bu şartlı anlaşmayı derhal reddettiğini açıkladı.





