İspanya’da Dünya Kupası heyecanı, Batı’nın karanlık yüzü olan ırkçılık ve İslam düşmanlığı ile bir kez daha gölgelendi.
İspanya Milli Takımı’nın Fas asıllı Müslüman futbolcusu Lamine Yamal, attığı golün ardından şükür secdesi yapınca sosyal medyada nefret kusulan bir linç kampanyasının hedefi oldu.
İşte İspanya Irkçılık ve Yabancı Düşmanlığı Gözlemevi'nin (OBERAXE) raporlarına yansıyan utanç tablosunun detayları...

- DÜNYA KUPASI'NDA IRKÇILIK VE İSLAM KARŞITLIĞI PATLAMASI!
İspanya Devlet Göç Sekreterliği bünyesinde faaliyet gösteren OBERAXE tarafından yayımlanan Haziran 2026 Sosyal Medya İzleme Bülteni, ülkedeki İslam karşıtlığının ve ırkçılığın ulaştığı vahim boyutu gözler önüne serdi.
Rapora göre, yalnızca haziran ayında sosyal medya mecralarında 40 binden fazla nefret içerikli paylaşım tespit edildi.
Dünya Kupası sürecinde adeta tavan yapan bu paylaşımların yüzde 16’sının doğrudan sporla bağlantılı olduğu ifade edilirken, spor müsabakaları, nefret söylemini tetikleyen ikinci en yaygın unsur olarak kayıtlara geçti.

- BİR 'SECDE' BATI'NIN GERÇEK YÜZÜNÜ ORTAYA ÇIKARDI!
Baba tarafından Fas, anne tarafından Ekvator Ginesi kökenli olan ve İspanya Milli Takımı formasını terleten genç yıldız Lamine Yamal, nefret kusulan bu raporun odak noktalarından biri oldu.
Turnuvadaki ilk golünü filelerle buluşturduktan sonra sahada şükür secdesine kapanan Yamal, bu inanç göstergesinin ardından İspanyol ırkçıların hedef tahtasına oturtuldu.
Söz konusu raporda, başarılı futbolcunun yaptığı secde hareketi sonrasında ayrımcı ve Müslüman karşıtı mesajların çığ gibi büyüdüğü, Yamal'ın hem etnik kimliğinin hem de İspanya'yı temsil etme hakkının acımasızca sorgulandığı belirtildi.

-IRKÇI İFADELER RAPORA YANSIDI!
OBERAXE raporu, İspanya'daki ırkçı zihniyetin kullandığı skandal ifadeleri de belgeledi.
Lamine Yamal’ın şahsında tüm İslam dünyasını ve göçmenleri hedef alan paylaşımlarda şu küstah nefret söylemleri kullanıldı:
- "İğrenç Arap"
- "Araplar asla"
- "İspanyol olmaya layık değil"
- "Köklerimiz aşağılandı"

- HEDEF SADECE FUTBOLCU DEĞİL, TÜM MÜSLÜMANLAR!
Yayımlanan raporda meselenin sadece yeşil sahalarla sınırlı kalmadığına vurgu yapılarak sporun, İslam düşmanlığı için nasıl bir araca dönüştürüldüğü şu sözlerle özetlendi:
"Bu olaylar, sporun yalnızca belirli sporcuları değil, onlarla ilişkilendirilen inançları ve toplulukları da hedef alan nefret söylemlerinin yayılması için tehlikeli bir zemin haline gelebildiğini göstermektedir."
Avrupa'nın göbeğinde yaşanan bu utanç verici olay, sporda "saygı ve eşitlik" naraları atan Batı dünyasının ikiyüzlülüğünü bir kez daha tescillemiş oldu.





