Resûlullah (S.A.V.) bu hadiste Kur an-ı Kerim okuyup O nunla amel eden kavimlerin ALLAH ın inayetine mahzar kılınacaklarını ve yükseltileceklerini, Kur an-ı Kerim e sırt çevirerek O nun hükümleri ile amel etmiyen kavimlerin ALLAH tarafından hakir ve alçak kılınacaklarını bildiriyor. Arabistan yarımadasının en önemli merkezlerinden birisi olan Mekke ve dolaylarında yüzlerce köklü aile ve Kureyş in eşrafı varken; ailesi, mensup olduğu kabile ve memleketi çevresinde pek bilinmeyen hatta ismi dahi Halîfe Hz. Ömer (R.A.) tarafından bilinmeyen bir şahıs Mekke valisine vekalet ediyor. O nun Kur ân-ı Kerîm ile amel ettiği, hak ile hüküm verdiği ve dini vecîbelere vakıf olduğu Halife Hz. Ömer (R.A.) e anlatılınca bu göreve liyakatli olduğu tasdik edilmek üzere Resûlullah (S.A.V.) Efendimizin buyurduğu hadis-i şerif Halîfe tarafından rivayet ediliyor.

Hiç kuşkusuz Hz. Ömer (R.A.) bu sözleriyle, Mekkelilere vali vekili olarak bırakılmış olan İbni Ebzâ yı tanımamasına rağmen Kur an-ı Kerim i bilmesi ve O nunla amel etmesi ve hüküm vermesinden memnun olduğunu ortaya koymuş ve böyle bir tasarrufta bulunmuş olan Nafı yi de takdir etmiş olmaktadır. Zira şu bir gerçektir ki Kur ân-ı Kerîm e ilgi duyanlar yükselir, ihmal edenler alçalır. Kim Kur ân-ı Kerîm i ihlasla okur ve amel ederse, ALLAH onu yüceltir, kim de amel etmeksizin gösteriş olsun diye okursa ALLAH onu alçaltır.

Bu anlamıyla hadisimiz, Müslümanlar için yükselmenin yolunu Kur an-ı Kerim i daha iyi bilmek, yaşamak ve O nunla hükmetmek olarak belirlemektedir. Kur an-ı Kerim bilgisi yerinde olmayanların, Müslümanların yönetimine talip olması, tek kelime ile haddi aşmak, ve dolayısıyla toplumun başına iş açmaktır. Evet Kur ân-ı Kerîm e iman ederek, şanını yücelten ve O nunla amel eden insanların ALLAH indindeki mertebeleri yükseltilir. Aksine hareket edenler ise ALLAH tarafından tahkir edilerek alçaltılırlar. Kur ân-ı Kerîm le yükselenler: O na inanan, şanını yücelten, O nunla amel eden, hayatlarını Kur ân-ı Kerîm in emir ve yasaklarına göre tanzim edenlerdir. ALLAH Teâlâ onlara bu sayede dünyada mutlu bir hayat nasip eder, ahirette de onları kendilerine nimetler ihsan ettiği kullarından kılar. Bunun tersine hareket edenleri ise alçaltır, kemal mertebesinden alaşağı eder.

Aynı manayı Kur an-ı Kerim in bazı ayetlerinde de bulmaktayız. Mesela Kur an-ı Kerim de sivrisinek ve ondan daha zayıf varlıklardan örnekler verilmesini garipseyen ve:

"ALLAH böyle misal vermekle ne murad eder " (Bakara sûresi: 26) diyenlere cevap veren şu ayet, Kur an-ı Kerim in temel fonksiyonlarından birini açıkça ortaya koymaktadır:

"ALLAH onunla birçok kimseyi saptırır, birçoklarını da doğru yola yöneltir." (Bakara sûresi: 26) Yine bir başka âyet şu mealdedir:

"Biz Kur ân-ı Kerîm den, mü minlere şifa ve rahmet olan şeyler indiriyoruz. Ama Kur ân-ı Kerîm, zalimlere ziyan artırmaktan başka bir katkıda bulunmaz." (İsrâ sûresi: 82)

Kur ân-ı Kerîm i ALLAH kelâmı ve hidâyet kitabı olarak ciddiye almak, O nun getirdiği prensipler çerçevesinde Müslümanca yaşamaya çalışmak yükselmek için ne kadar vazgeçilmez bir şart ise O na gereken ilgi ve alakayı göstermemek de önüne geçilemez büyük sıkıntılara davetiye çıkarmaktır. Günümüzün derdi, Kur an-ı Kerim den uzak düşmüş ya da düşürülmüş olmaktan kaynaklanmaktadır. ALLAH Teâlâ bizi, hadis-i şerifimizde belirtildiği üzere Kur ân-ı Kerîm ile yücelttiği kullarından eylesin. Aminnn