Vatandaşın gözü yağışlarda ama gökyüzü alarm veriyor. İklim krizi ve kontrolsüz nüfus artışı, Türkiye'yi su kıtlığının eşiğine getirdi. Kamuoyunda bilinenin aksine, üç tarafı denizlerle çevrili olan ülkemizin su zengini bir coğrafya olmadığı acı bir tabloyla yüzümüze vuruldu. Devletin en üst kademelerinden gelen son veriler, barajlardaki ve yeraltı kaynaklarındaki tehlikenin boyutunu gözler önüne sererken, gelecek nesiller için tehlike çanlarının çalmaya başladığına dikkat çekildi.
Nüfus Arttı, Musluktaki Pay Küçüldü
Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) 86 milyon 92 bin 168 kişiye ulaşan son nüfus verileri ile DSİ'nin kaynak analizleri karşılaştırıldığında acı gerçek ortaya çıktı. Türkiye'nin teknik ve ekonomik olarak kullanılabilir su potansiyelinin 112 milyar metreküp olduğu kaydedildi.
Bu potansiyel nüfusa bölündüğünde, kişi başına düşen yıllık su miktarının 1301 metreküpte kaldığı vurgulandı. Uluslararası standartlara göre bir ülkenin su zengini sayılabilmesi için bu rakamın en az 1700 metreküp olması gerektiği ifade edilirken, mevcut gidişatla Türkiye'nin yakın gelecekte "su kısıtı yaşayan ülkeler" listesine girmesinin kaçınılmaz olduğu aktarıldı.

Tarımda Klasik Sulama Dönemi Bitiyor
Ülke genelindeki devasa tarım arazilerinin suya olan ihtiyacı ise krizin bir diğer boyutunu oluşturuyor. Türkiye'nin 24 milyon hektarlık ekilebilir arazisinden bugüne kadar brüt 7,28 milyon hektarının sulanabildiği bildirildi.
2028 yılı sonuna kadar bu rakamın 7,85 milyon hektara çıkarılmasının hedeflendiği belirtilirken, artık eski yöntemlerle su savurma lüksünün kalmadığı vurgulandı. İşletmedeki sulama kanallarında yaşanan devasa kayıpların önüne geçmek için açık sistemlerden vazgeçileceği, modern kapalı basınçlı borulu sulama şebekelerinin hızla yaygınlaştırılacağı ifade edildi.
25 Havzada Planlar Sil Baştan
Küresel iklim değişikliği nedeniyle yıllık 450 milyar metreküp olan yağış miktarının dengesizleştiği, bu durumun kaynak-ihtiyaç dengesini tamamen bozduğu kaydedildi.
Mevcut su depolama hacminin 183,82 milyar metreküp seviyesinde olduğu aktarılırken, kuraklığa karşı acil önlem olarak Türkiye genelindeki 25 hidrolojik havzada master planlarının güncellenmesi için düğmeye basıldığı bildirildi. Yetkililer, suyun tasarruflu ve optimum kullanımı için çok maksatlı yeni depolama tesislerinin yapılmasının şart olduğunu vurguladı.
Yağış rejimindeki sapmalar ve kuruyan nehir yatakları karşısında alternatif planlar geliştirilmeye çalışılırken, gözler şimdi havza raporlarının ardından atılacak radikal adımlara çevrildi.





