Ana muhalefet partisi CHP mensupları arasında oldukça dikkat çeken bir tartışmanın yaşandığına tanık oluyoruz.
Her partide olduğu gibi ana muhalefet partisi CHP’nin mensupları arasında da zaman zaman istenmeyen olaylar yaşanıyor. Ancak ana muhalefet partisi CHP’de bu tartışma biraz daha sert yaşanıyor.
Ve mensuplarından biri Genel Başkan’ın kendisine hakaret ettiğini iddia ediyor. Genel Başkan’ın hakaretle yetinmeyip annesine de küfrettiğini ileri sürüyor.
Genel Başkan, iddia edildiği gibi hakaret ettiğini “Siyasette öfke de, hakaret de vardır” diyerek kabullenirken küfrettiği yolundaki iddiayı reddediyor.
Aralarındaki yazışmalar, Genel Başkan’ın muhatabına “babası belli olmayan çocuk” anlamına gelen bir kelime ile hitap ettiğini gösteriyor.
Üç harflik o galiz kelimeyi burada tekrarlamak yerine manasını vermekle yetiniyoruz.
Babası belli olmayan çocuk!
Ya da anası ile babası arasında nikâh bağı olmadan doğan çocuk anlamına gelen bu kelimenin yazışmalarda geçtiği görülüyor.
Genel Başkan’ın küfrettiğini ileri sürenler kişinin annesine doğrudan küfretmekle böyle dolaylı yollardan bir şeyler ima eden ifadeler kullanmak arasında çok büyük bir fark olmadığını ileri sürüyorlar.
Herhangi bir kişi böyle itham edildiği zaman kuşkusuz annesi hakkında çok çirkin bir ifade kullanılmış olur.
Ana muhalefet partisi mensupları arasındaki bu çekişmenin yargıya intikal ettiğini biliyoruz.
Zira suç duyurularının yapıldığı açıklanıyor.
Nihai kararı verecek olan elbette yargıdır.
Bu tür tabirleri kullanıp sonra da “anne baba hakkında bir şey demedik” demek inandırıcı olmasa gerek.
Biri size böyle hitap edecek olsa ne yaparsınız?
Söyleneni sineye mi çekersiniz?
Yoksa mahkemeye mi koşarsınız?
Sanırız şimdi yapılan da bundan başka bir şey değil.
Ana muhalefet partisi CHP’nin mensupları birbirleriyle yargı önünde hesaplaşıyorlar. Bakalım kim haklı çıkacak?