Son yıllarda teröre on binlerce kurban verdik. Nice vatan
evladı kör kurşunlara hedef oldu. Nicesi şehadet şerbeti içti. Yüzlerce kez
devlet büyüklerinden “hainlerden hesap sorulacağı, yaptıklarının karşılıksız
kalmayacağı, terörün kökü kazınıncaya kadar mücadelenin süreceği” gibi pek çok
ağır azim sözler işittik.
Hemen her önemli saldırı sonrası, tüm yurt sathında halk
galeyana geldi, infial oldu. İnsanlar kenetlendi. Caddeler, sokaklar milletçe
terörü lanetledi.
Yine hemen her seferinde sınır ötesi operasyon başlatıldığı,
falanca kampların bombalandığı, terörün ininde vurulacağı vs. gibi hayli
iddialı sözler söylendi.
Pek çok defa “artık bu defa devlet kararlı, bu sefer terörün
kökünü kurutmadan bırakmazlar!” dedik. Köprünün altından nice sular aktı. Çeşitli
müzakereler yapıldı.
Gün geldi, dünkü teröristler yüzbinlerin coşkulu
karşılamasıyla Habur’dan muzaffer komutan edasıyla ülkeye giriş yaptılar. Gün
geldi tekrar operasyonlar başladı.
Eskiden “bölücü başı”, “bebek katili” gibi pek çok olumsuz
sıfatla anılan kişi şimdi bir anda ”İmralı’daki hükümlü” oluverdi.
Peş peşe anayasa değişiklikleriyle istekleri adım adım
yerine getirilir oldu. Cümle âlem biliyor ki, bu istekleri ne ilk, ne de son
olacak. Taleplerin ardı arkası kesilmeyecek. Ama yine de bir umut işte..
Sonuçta terör azdı mı azaldı mı derken bir de baktık ki müthiş güçlenmiş. Terör
bu ülkede tabir caizse bakan kafası yedi. Sırada ülkeyi bataklığına sokanlar
gibi çok daha öncelikli görevden alınması gerekenler yerlerinde kaldı. Cümle
âlem biliyor ki, İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin terörle mücadele ettiği için
görevden alındı. BDP’li Pervin Buldan’ın sevinci her şeyi anlatıyor. Kına
yakmadıkları kaldı.
İyi mi oldu kötü mü oldu En özet yorum kanaatimizce şudur.
AKP iktidarı,İçişleri Bakanlığını bürokrasiden gelen birine teslim etmekle,
siyasi kadrolarından alıp devlete iade etti. Dolayısıyla ne anlamda anlarsanız
anlayın bir geriye gidiş söz konusu olmuştur.
Terör kelle aldı dedik ya, sonrası içinse her kafadan bir
ses çıkıyor.Herkes bir toto oynuyor. Yok,MHP’ye geçecek, yok Abdullah Gül’le
parti kuracakmış deniyor..Alın bizden de bir tahmin.Öncelikle ortalıkta dolaşan
yorumlar gerçekleşmesi mümkün olmayan hayal ürünü düşüncelerdir.
Sayın Erdoğan, eninde sonunda -eğer fırsat bulabilirse-
İdris Naim Şahin’i tekrar bakan yapacak.Olmadı partide etkin bir görev verecek.
Neden mi Çünkü Sn. Başbakan katıldığı çeşitli televizyon kanallarında ta lise
yıllarından beri arkadaş olduğunu söylediği, gözü kara delikanlı Şahin; öyle
anlaşılıyor ki bulunduğu görevler itibariyle pek çok “kirli çamaşır” bilgisine
sahip. Foyalar ortaya çıkabilir. Bundan dolayıdır ki hakkında “Aslanım-yiğidim,
konjonktür gereği mecburduk!”açıklamaları yapılıyor.
Gelelim madalyonun diğer yüzüne. Sevinenler elbette ki
sadece BDP’lilerden ibaret değil. Sağa sola içindekini kusmasıyla meşhur
birileri –Saadetin Suriye gezisine de iftira atmıştı- çamur atması Bulunduğu
görevlerde mütemadiyen birileri ona zarfın içinde bazı bilgiler veriyor, o da
içini açıp bakmadan sağa sola salvo atışları yapıyor.
Gaziantep’in içinden geçen ipek yolundan tarih boyu pek çok
kervanın yürüyüp gittiğini şamilen ve kâmilen Sn. milletvekiline hatırlatmak
gerek. Yoksa bu gidişle köpeksiz köyde değneksiz gezeceğini sanabilir. Kendisi
varken başka kimseye gerek yok ya! Dümensiz tayyare gibi sağa-sola uçup oraya
buraya çarpmakla neye hizmet ediyor ola ki!