Tarladan sofraya uzanan o zorlu yolculukta çiftçinin hevesi yine kursağında kaldı. Çay ve Sultandağı ilçelerinde binbir emekle yetiştirilen, bir dönemin ihracat göz bebeği kırmızı elmas, bu sezon dalında dert oldu. Beklenen olmadı; tarlada artan rekolte yüz güldüreceğine, dibe çakılan fiyatlar yüzünden köylünün kabusuna dönüştü. Artan işçilik ve girdi maliyetleri altında ezilen üreticinin hesapları fena halde şaşarken, bahçelerden yükselen isyan sesleri tehlikenin boyutunu gözler önüne serdi.

Zarar Büyüyor: Fiyatlar Yarı Yarıya Eridi

Sezon başında kalitesine göre kilogramı 30 ile 70 lira bandında alıcı bulan kiraz, hasadın hızlanmasıyla birlikte bir anda 15 ile 60 lira seviyelerine geriledi. Günden güne eriyen etiketler karşısında ne yapacağını şaşıran bölge üreticilerinden Ahmet Demirbaş, tarladaki çaresizliği şu sözlerle ifade etti: "Kiraz üreticisi olarak emeğimizin karşılığını alamıyoruz. Geçen sene yoktu. Zarar ettik. Bu sene yine zarar ediyoruz. Yetkililer bu soruna el atsın. Artık kiraz ağaçlarını kökünden sökmeyi düşünüyoruz."

Maliyet 65 Lira, Satış 15 Lira

Çay Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Sebahattin Dündar, bu yıl rekoltenin yüksek olmasına rağmen çiftçinin cebine para girmediğine dikkat çekti. Girdilerin ve işçiliğin çok pahalı olduğunu belirten Dündar, "Tüccar kirazı ucuza alıyor. Bizler tüccarın alım fiyatlarına karışamayız. Yetkimiz yok. Üreticilerimizin sıkıntılarını ancak dile getirebiliyoruz" şeklinde konuştu.

Bölgede bu sezon yaklaşık 40 bin ton rekolte beklendiği kaydedilirken, tablonun vahametini Çay Ziraat Odası Başkanı Ali Bozpınar'ın maliyet hesabı ortaya koydu.

Günlük işçi yevmiyesinin 1500 Türk lirasına fırladığını ve bir işçinin günde en fazla 40 kilogram ürün toplayabildiğini aktaran Bozpınar, "İlacı, nakliyesi üretim masrafları derken 1 kilogram kiraz maliyeti 65 lirayı bulur" diyerek zararın boyutunu özetledi.

Photoshop 5 158089

Avrupa Pazarında Teşvik Vurgunu

Fiyatların çakılmasının en büyük nedenlerinden biri olarak ihracat kapılarındaki daralma gösterildi. Avrupa ülkelerinin aynı dönemde üretim yapan Yunanistan ve Polonya'dan alım yaptığı, bu ülkelerdeki teşvik sisteminin Türk çiftçisini rekabette ezip geçtiği aktarıldı. Rakiplerin 1 avroya ürün satıp Avrupa Birliği'nden 2 avro teşvik alarak toplamda 3 avro kazanç sağladığına vurgu yapan Bozpınar, "İhracat olmayınca fiyatlar tüccarın isteği üzeri düşüyor. Üretici de zarar ediyor" ifadelerini kullandı.

Gözler şimdi, dallarda bekleyen tonlarca ürünün akıbeti ve tarladaki yangını söndürecek acil destek adımlarının atılıp atılmayacağına çevrildi.

Kaynak: Haber Merkezi