Bazı görüntüler vardır, insanın hafızasına kazınır. Bir hançer gibi yüreğine saplanır. Bazı görüntüler vardır, yıllar boyu beyninizin bir köşesine hapseder, zaman zaman hatırlar, sanki aynı anı yaşıyormuş hissine kapılırsınız. Bazı görüntüler vardır, hatırladıkça yüreğinizi sızlatır, vicdanınızı acıtır. Tarihin tozlu raflarına kaldırılan ama, her birimizin yüreğinde, beyninde belki acı, belki tatlı hatırası olan bir sürü görüntü vardır. Tarihin donduğu ve o anı ömür boyu beyninize kazıyan, acı-tatlı bir yaşam karesi.
Mesela, benim ömür boyu unutamayacağım bir kare, Merve Kavakçı nın başörtülü olarak meclise girdiğinde, Ecevit in koştura koştura kürsüyü işgal edip, "Bu kadına haddini bildirin" diye haykırdığı görüntüdür. Ecevit in o ruh hali, yüzüne yansıyan tahammülsüz kareyi ömür boyu hafızamdan sileceğimi düşünmüyorum. Diğer yandan üniversitelerde uygulanan haksız başörtüsü yasağı dolayısıyla, İstanbul Üniversitesi nin kapısında başörtüleri sıyrılarak içeri alınan öğrencilerin yüzlerindeki ifade de beni yüreğimden yaralamış, bu acı enstantene beynimde donup kalmıştır.
Böylesi bir görüntü, önceki gün Van 100. Yıl Üniversitesi nde başörtülü öğrencilerin kapıda gördükleri muamele dolayısıyla hafızalarımıza kazındı. Reyting canavarı televizyon kanalları, istisnasız bu haberi, "Başörtülülerin sinir krizi" diye verdi. İşte, onların istediği tablo bu
Çıldırmış Türkiye Sinir boşalması yaşayan insanlar Nereye gidiyoruz Nedir bu işin sonu
Hani, memleketin hazinesi bir türlü dikiş tutmuyormuş Padişah, milletin sırtına habire vergi yüklüyormuş. Her seferinde de vezirine, "Çık bak bakalım, ahali ne yapıyor " diye soruyormuş. Vezir, "Ne yapsınlar padişahım, kızıyorlar, bağırıyorlar, çağırıyorlar" diye haber getiriyormuş. Son döşenen acayip vergiden sonra vezir, koştura koştura gelmiş, "Padişahım Millete bir haller oldu. Hepsi de gülüp oynamaya başladı" haberini getirmiş. Padişah, "Kesin vergileri" demiş, "İş çığırından çıktı"
İşte onların istediği memleket de bu fıkraya benziyor. Sürekli gerginlik üzerine kurgulanan bir hayat. Sürekli baskı, moral değerlerinin sıfırlandığı ve devlet erkine karşı rıza üretilen bir orta oyunu. "Güç bende artık" diye eline geçirdikleri gücü, sonuna dek kullanarak, memleketi gerenlerin fink attığı bir ülke tablosu. Menfaat çarklarını çevirmek için, güçlerinin kaynağı ne olduğu belli olmayanların borazanlığını yapan bir medya imparatorluğu.
Bizim sorunumuz nedir biliyor musunuz Maalesef, insanımızın "isyan kültürü" yoktur. Yani, neye, nasıl, ne şekilde tepki vereceğini bilmeyen bir milletiz biz. Birileri sürekli ensemizde boza pişirirken, birileri kaynağı belli olmayan güçlerini bizim özgürlüklerimizin, haklarımızın gaspı için kullanırken, ortaya çıkan kaos ortamında biz, atacağımız adımı bilmeyiz. Derdimizi anlatamayız Hakkımızı aramayı bilmeyiz. Haksızlık karşısında oturup bekleriz
Aynen o güzel halk türküsündeki gibi, "Kime ne söyleyeyim, kime ne diyeyim."