Genel seçimler döneminde Biga programına katılan Fatih Erbakan, Türkiye nin ekonomisiyle ilgili Refahyol döneminin farkını belirtmek için anlatmıştı: İşçi ve memur konfederasyonları, ücretlerindeki zam artışını görüşmek için 54. Hükümetin Başbakanı, Milli Görüş Lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan a ve ilgili bakanlara gelirler Her birisinin elinde birer dosya Dosyalarda da, talep ettikleri zamlarla ilgili, gerekçeler Başbakan Erbakan, her birisinin taleplerini dinler Hemen hemen hepsi, bir önceki dönemlerde kendilerine hükümetler tarafından reva görülen zam oranlarının, biraz üzerinde taleplerle bu toplantıya gelmişlerdir

Hocamız sorar, "Yüzde kaç zam istiyorsunuz " İlgili sendikanın yetkilisi der ki, "Yüzde 25 istiyoruz" "İyi de biz bu kadar zam yapmayı düşünmüyoruz ki" der Erbakan Hocamız Sendika yetkilisi itiraz eder, "Biz, bu zam miktarından bir kuruş aşağı düşmeyi düşünmüyoruz" Erbakan Hocamız tebessüm eder ve toplantıda bulunan tüm sendikacıları şoke eden teklifini söyler: "Biz, yüzde 25 düşünmüyoruz. Biz, işçimize, memurumuza yüzde 50 zam vermeyi düşünüyoruz" Yani, Türkiye  Cumhuriyeti tarihinde ilk defa sendika yetkilileri, talep ettiklerinden kat be kat fazla zam oranını alarak hükümetle anlaşmaya varırlar Hatırlarsanız, arka arkasına yapılan zamlarla, işçi, memur, dul ve yetimlerin aylıkları yüzde 100 leri aşan şekilde artırılmıştı o dönemde.

Bu anıyı niye anlatıyoruz

Önceki gün, TV8 ekranlarında Sedat Yazıcıoğlu nun hazırlayıp sunduğu Sağduyu adlı programı izleyelim dedik. Programın konukları AKP Milletvekillerinden Nurettin Canikli ve CHP Milletvekili Kemal Kılıçdaroğlu idi. Programda ekonomimiz tartışıldı Ama, tam bir kördöğüşü ve kayıkçı kavgası Canikli nin söylediklerine Kılıçdaroğlu itiraz ediyor Kılıçdaroğlu bir şeyler anlatıyor, Canikli parlıyor Birisi öbürünün sözünü kesiyor, öbürüsü berikisinin sözlerinin arasına dalıyor Böyle tartışma mı olur

Türkiye nin ekonomisinin tartışıldığı bu programı izleyenler, kesinlikle bizim gibi hiçbir şey anlamadan ekran başından kalkıp gitmişlerdir. Bir ara Nurettin Canikli, kendi dönemlerinin ne kadar harika olduğunu anlatmak için 2002 yılındaki asgari ücretle 2006 yılındaki asgari ücretin satın alma güçlerini karşılaştırmaya kalktı. Güler misin, ağlar mısın Neymiş, asgari ücretle şimdi, bilmem kaç kilo şeker alınabiliyormuş 2002 yılında bu kadar alınmıyormuş Baştaki girizgahı özellikle ve vurgulayarak yazdım. Zaman zaman piyasanın tıkanıklığıyla ilgili yazıları zaten kaleme alıyorum. Sormak istediğimiz soru şu: Madem Türkiye nin ekonomik yapısı böylesine mükemmel, rakamlar ve parametreler harika, o zaman neden işçi ve memur konfederasyonlarının toplu sözleşme görüşmelerinde 4 senedir, hala yüzde 10 lardan, yüzde 5 lerden başka rakam telaffuz edilmiyor Ülkeyi, uzaya zıplatan, sıçratan bu garaip büyümenin rakamları, her tarafa yansıyor da, işçi ve memurlara neden değmiyor Ellere var da, onlara yok mu Madem ciğer bu, kedi nerde Kedi buysa ciğer nerde