Soykırımcı İsrail ve terörist ABD ve diğer Haçlı Dünyası enstrümanları işbirliği yaparak İslam dünyasını tarümar etmek için çalışıyor da çalışıyor!

Bombalar... Bombalar... Bombalar...

Savaş uçakları... Savaş uçakları... Savaş uçakları...

Uçak gemileri... Uçak gemileri... Uçak gemileri...

B2 Bombardıman uçakları... B2 Bombardıman uçakları... B2 Bombardıman uçakları...

Radarların tespit edemediği istihbarat uçakları... Radarların tespit edemediği istihbarat uçakları... Radarların tespit edemediği istihbarat uçakları...

Tünel delen son gelişmiş bombalar... Tünel delen son gelişmiş bombalar... Tünel delen son gelişmiş bombalar...

***

Bunları neden üçer kez telaffuz ettik...

An itibariyle maalesef ve ne yazık ki İslam Dünyası da dahil olmak üzere dünyada öyle bir algı var ki, sanki ABD yeryüzünde ne isterse yapabilir algısı mevcut!

Ya da böyle bir algı pompalanmak isteniyor!

“TEK BAŞINA BAŞARMAK MÜMKÜN DEĞİL!”

Halbuki, İslam Dünyasının pek farkında olmadığı bir gerçek var! O da şudur;

Milli Görüş hareketinin banisi ve 54. Hükümetin Başbakanı merhum Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hoca, vefatının üzerinden yıllar geçse de feraset dolu konuşmalarıyla ümmete ve ülke insanına yol göstermeyi sürdürüyor.

Özellikle 1993 yılında Yıldız Sarayı'nda gerçekleştirdiği o meşhur konuşma, bugün Gazze’den Irak’a, Suriye’den Türkistan’a kadar İslam coğrafyasında yaşanan zulümlerin neden durdurulamadığını net bir şekilde ortaya koyuyor.

Şer güçlerin yeryüzünü fesada uğratmak adına kolektif bir ruhla hareket ettiğine dikkat çeken Erbakan Hoca, Batı’nın askeri ve maddi gücüne karşı bireysel çabaların yetersiz kalacağının altını çizerek, şu ifadeleri kullanmıştı:

“Karşımızdaki şer güçler, yeryüzünü fesada sokmak için hep beraber hareket ediyorlar. Onların eline geçirdikleri bu maddi gücü durdurmak, Müslüman ülkelerin her birinin tek başına başarabileceği bir iş olmaktan çıkmıştır.”

“KUVVET” DEĞİL “HAK” VURGUSU!

O dönemde Irak üzerinden verilen örneklerin bugün de güncelliğini koruması, Erbakan Hoca’nın stratejik dehasını bir kez daha kanıtlıyor.

Batı dünyasının bir bölgeyi işgal ederken 30 ülkeyle birlikte hareket ettiğini hatırlatan Erbakan Hoca, insanlığın felaketten kurtulması için "Hakkı üstün tutan yeni bir gücün" sahneye çıkması gerektiğini belirtmişti.

“BİR TERCİH DEĞİL, BİR MECBURİYETTİR!”

Erbakan Hoca’nın hedefi sadece Müslümanlar değil, tüm insanlığın huzuru idi.

İslam Birliği’nin kurulmasını bir tercih değil, bir mecburiyet olarak gören Milli Görüş lideri, konuşmasında şu kritik ayrımı yapmıştı:

“Bizim bulunduğumuz bina Allah’ın lütfuyla Hakkı hâkim kılmak, bütün insanlığa saadet getirme binasıdır. Batı’nın içinde bulunduğu bina ise kuvveti üstün tutan, yeryüzünü fesada veren, şerre götüren ideolojinin binasıdır.”

“GAYEMİZ İSLAM BİRLİĞİ’Nİ KURMAKTIR!”

Konuşmasında dünya saadetinin ancak adil bir düzene dayalı yeni bir güçle mümkün olacağını ifade eden Erbakan Hoca, uyarı niteliğindeki konuşmasında şu ifadeleri kullanmıştı:

“Gayemiz İslam Birliği'ni kurmaktır. Niçin? Çünkü Karşımızdaki şer güçler, yeryüzünü fesada sokmak için hep beraber hareket ediyorlar.

Onların eline geçirdikleri bu maddi gücü durdurmak, insanlığı bu felaketten kurtarmak, Müslüman ülkelerin her birinin tek başına başarabileceği bir iş olmaktan çıkmıştır.

Bir Amerika, Irak’ı yok etmek için geldiği zaman 30 tane ülke birden geliyor.

Bütün insanlığı bu felaketten kurtarmak için kuvveti değil, Hakkı üstün tutan yeni bir gücün orta yere çıkması mecburiyeti vardır. Bu güç ancak İslam Birliği ile ulaşılabilecek bir güçtür.Kitaplar ve Edebiyat

Bundan dolayıdır ki biz 6 milyar insanın saadetini istediğimiz için bu saadetin ise ancak İslam Birliği ile gerçekleşeceği için İslam Birliği nasıl kurulacak konusunu çalışmalarımızın ana hedefi olarak almış bulunmaktayız.

Bizim bulunduğumuz bina Allah’ın lütfuyla Hakkı hâkim kılmak, bütün insanlığa saadet getirme binasıdır. Batı’nın içinde bulunduğu bina ise kuvveti üstün tutan, yeryüzünü fesada veren, şerre götüren ideolojinin binasıdır.

Bu binadaki ideoloji, yani dünya Siyonizm'i 1897'de Basel'de konferansını yaptı. Planını kurdu 100 sene bu plan yürüyor.

1896'da da Viyana'da Rumlar toplantı yaptılar. Kendilerinin "Megali İdea" büyük planlarını hazırladılar şer kuvveti boş durmuyor. Profesörleriyle ilim adamlarıyla devlet adamlarıyla onlar geçen asırda bu hazırlıklarını yaptılar.

Şimdi biz 100 sene onların bu hazırlıklarının neticelerini görüyoruz. Bu açıklamayı niçin yapmaya ihtiyaç duyuyorum muhterem kardeşlerim? Yaptığımız toplantı çok mühimdir de onu açıklamak için onların 100 sene evvel Basel'de yaptığı toplantı neyse bugün ülkelerinin topluluklarının profesörlerinin İlim adamlarının Yıldız Sarayında toplanarak yaptıkları bu toplantı aynı mahiyette bir toplantıdır.

Aradaki fark şudur onlar şerri hakim kılmak için o toplantılar yaptılar, buradaki insanlar ise hakka hakim kılmak için bütün insanlığın saadeti için bu toplantıyı yapmaktadırlar. Hiçbir ayrım gütmeden hangi inançtan hangi ırktan hangi mezhepten olursa olsun. İşte biz bütün insanlığın saadeti için İslam Birliği istiyoruz.

İslam Birliği'nin kurulması da bugünkü Müslüman ülke yönetimleriyle olamayacağına göre, Müslüman ülkelerde Müslüman şuurlu toplulukların hakim olmasını istiyoruz. Onun için de bu Müslüman toplulukları güçlendirmek istiyoruz.

Nihai gayemiz bütün insanlığa hizmettir. Nitekim karşıdaki binada da bugün artık tek hedef bu Müslüman topluluklar nasıl imha edilecektir şer güçleri de bunu açık bir şekilde hedef almışlardır. O binada da bunun için çalışıyor.

Ve hak ve batıl, işte böylece mücadele ediyor..."

YETER Kİ İSLAM ÜLKELERİNİN LİDERLERİ...

Milli Görüş lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan'ın ortaya koyduğu bu umdeler şimdi hayata geçirilse tüm algılar anında yerle yeksan olacak, terörist ABD binlerce kilometre öteden gelip İslam Dünyasına racon kesemeyecektir...

Yeter ki İslam ülkelerinin liderleri, İslam Birliği için somut bir adım atsın...

Kaynak: Haber Merkezi