Ebeveynler olarak eminim heyecanla karne gününü bekliyoruz. İşte o gün geldi ve çattı.
Yine anne babalar olarak büyük bir heyecanla elimize aldığımız karneyi görünce bazen bizi çok mutlu ederken bazen de görmek istediğimizi göremeyince üzülebiliriz. Çocuklarımızın eğitim öğretim boyunca başarısının ve gayretinin göstergesi olarak kullanılan notlar, bazen gereğinden fazla anlam yüklenerek aşırı derecede abartılıp önemsenebilir. Öğrenci daha iyi bir karne getirmediği için suçlanabilir, eleştirilebilir ve başka çocuklarla kıyaslanabilir. Bu durum, daha çok özgüvenini kaybetmesine neden olabilir. Anne babasının ondan çok notlara değer vermesi kendisini değersiz hissetmesine neden olur. Halbuki gencin beklediği destekten başka bir şey değildir. Not her şey demek değildir. Ona başarının sadece notla ölçülemeyeceği, eğer gayret ederse Allah‘ın izniyle notlarının düzelebileceği tatlı bir dille anlatılmalıdır. Ama önce buna anne-baba inanmalıdır.
Bugün birlikte olumlu ve olumuz karne okumalarını göreceğiz. Bakalım biz hangisini yapacağız. Bizim amacımız en doğru olana ulaşmaya vesile olabilmek. Bu heyecanlı günü kırmadan ve kırılmadan atlatabilmek.
İstenilen davranışları artırmak ve istenmeyenleri azaltmak için, uygun davranışlarda ebeveynin dikkatini üzerine toplamayı sağlamak, çocuk için daha etkili bir yoldur. Bu çocuk uyumsuz davrandığında onun üzerine yoğunlaşmaktan daha iyidir. Bu yaklaşım, çocuğun başarma duygusunu, güvenini ve kendine saygısını artırma avantajına sahiptir. Daha iyisini yapmaya çalışmak için çocuğun motivasyonu da artıracaktır. Eğer çocuk, eve 8 iyi 2 tane de zayıfla gelmişse; ebeveynler, iyilere mi yoksa zayıflara mı yoğunlaşacaklarını seçebilirler. Zayıflara öncelik vermek, çocuğun çekingenlik ve başarısızlık duygusunu artıracaktır. Gelecek seneye çocuğu daha sıkı çalışmaya motive etmek için daha az işe yarayan bir yöntemdir.
Baba: Karnene bir bakayım oğlum.
Oğul: (Karnesini uzatarak) Tabi baba. Bak matematik hariç bütün notlarım iyi.
Baba: Evet, ama matematikten zayıf almışsın. Sana her akşam ödevlerini yapmanı söylememiş miydim? Ödevlerine biraz daha dikkat edip, bilgisayar başında daha az vakit harcasaydın matematikten de iyi not alabilirdin.
Oğul: Fakat baba...
Baba: Bu konuda başka bir şey duymak istemiyorum. Bilgisayarı kaldırmakla başlayarak, etrafta bazı değişiklikler yapılacak. Beni anlıyor musun oğlum?
Oğul: Evet baba.
Bu babanın, oğlunun gayret ve çalışmasını desteklemek için 10 nottan iyi olan 9 tanesini ele alması; sonrada onu kontrol ederek matematikte yardıma ihtiyacı olup olmadığını sorması daha etkili bir yöntem olabilirdi. Böylece çocuk, kendini daha güçlü ve motive olmuş hissedecektir.
Baba: Karnene bir bakalım oğlum.
Oğul: (Karneyi uzatarak) Tamam baba. Bak!
Baba: Başarılsın. İngilizce ve Tarih‘i yükseltmişe benziyorsun. Seninle gerçekten gurur duyuyorum.
Oğul: (Gülümseyerek) Teşekkürler baba.
Baba: Matematikle biraz sorunun var gibi görünüyor. Yardım edebileceğim bir şeyler var mı?
Oğul: Zannetmiyorum. Uzun bölme işlemlerinde biraz geri kaldım.
Baba: Şimdi biraz onların üzerine düşmeye ne dersin?
Oğul: Şey... Böyle düşünüyorum; ama tam da emin değilim.
Baba: Neler olduğunu anlat. Tatilde yardım etmeme ne dersin? Böylece notlarını yükseltip yükseltemeyeceğimize bir bakarız.
Oğul: (Rahatlamış olarak)Teşekkürler baba? Bu harika olabilir.
1- O andaki duygunuzu çocuğun kişiliğine saldırmadan net şekilde anlatın: ‘Notlarının düşük olmasına çok üzüldüm.‘
2- Kendi beklentinizi ifade edin: ‘Gelecek sene notlarının daha yükseleceğini umarım.‘
3- Çocuğa kendini affettirme yolu gösterin: ‘Derslerine daha fazla zaman ayırarak bunu halledebilirsin.‘
4- Çocuğunuza seçme şansı verin: ‘Kendin çalışabilirsin ya da sana derslerinde yardımcı olacak birisi olabilir, nasıl istersin?‘
5- Problemi çözmek için birlikte çalışın:
A- Çocuğunuzun duygularını konuşun: ‘Bu karne senin içinde çok üzücü olmalı.‘
B- Çocuğunuzu bu konuda birlikte bir çözüm üretmeye teşvik edin: ‘Bu sorunu çözmek için sen neler düşünüyorsun?‘
C- Ortaya çıkan fikirlerin listesini yapın ve bu fikirler içinden hangilerini uygulamaya koyacağınıza birlikte karar verin: ‘Evet bu söylediğini yapabiliriz.‘
D- İzleyin ve eyleme geçin: ‘Bu söylediğini gerçekleştirmek için bir plan yapalım.‘
E- Hiçbir zaman çocuğun sizi suçlamasına izin vermeyin: ‘Sen hiç beni çalıştırmadın.‘
Suçlama yok. Burada nasıl bir çözüm üretebileceğimizi düşünmeye çalışıyoruz.





