İki "açılım" belki de Türkiye‘nin ufkunu açacak... Zincirlenmiş tarihlerin vesayetinden çıkış arayanlar için umut bu. Ama, çok normal, mesela başka milyonlarca vatandaşı temsil eden muhalefet "açılımlar"ın halinden pek hoşlanmıyor... Tamam. Şu sıra, daha tali gündeme bir de "açılma" değil, "kapanma" meselesi geldi.
En taze Anadolu Kartalı bu hafta için planlanmıştı. Dün başlayıp 23 Ekim‘e kadar sürecek tatbikatta, İsrail‘in yanında ABD ve İtalya da olacaktı. Anlaşıldığı kadarıyla, artık taban baskısı mı, vicdan baskısı mı, Arap ricası mı, İran kulisi mi, Suriye dostluğu mu, "Bu kadarı da fazla" düşüncesi mi, her neyse, hükümet İsrail tarafına "One minute" dedi. Yani öyle anlaşılıyor. Sonra başka türlü izah edilmez, zevahir kurtarılmazsa!
Gerekçe, nedense bugüne kadar, ne önceki koalisyonun, ne yedi yıldır bu hükümetin, ne Genelkurmay‘ın ve onca senedeki Genelkurmay başkanlarının aklına gelmiş bir mesele: "Bu uçaklar Filistin‘i, Gazze‘yi de bombalıyor!"
Buna İsrail cidden şaşırmıştır... Çünkü, Konya‘dan memleketin tüm semalarına doğru cirit atarken İsrail savaş uçakları... Filistin de, İsrail de, uçaklar da, bombalar da, ölü çocuklar da çoktan vardı. Belki bomba sesi yeni geldi; Gazze çığlığı daha iyi duyuldu...
Ne olduysa oldu, hükümet, belki askeri ve diplomatik yanlış görülecek ama insani, vicdani, ahlaki açıdan hayırlı bir iş yaptı. Hele hele bunu, Başbakan‘ın ve hükümetin, "Hep İran‘ın nükleer silah kapasitesi konuşuluyor ama İsrail‘in zaten varolan nükleer silahları hiç mesele edilmiyor" diye, nihayet hatırladığı ve hatırlattığı bir hakikatle birleştirirsek... "Two minutes" bile oluyor!
Ve, Filistin‘i ezen tanklarla kanka olmanın, Filistin‘i bombalayan uçakları ağırlamanın, Suriye ve İran‘ı hedefleyen bir devletin savaş uçaklarına kol kanat gerip onlarla bu nevi provalar yapmanın... bu tatbikatın vicdansızlığını onca sene yazmış olanlardan mesela ben, hiç olmazsa bu meselede şapka çıkarıyorum... Ve hükümetin şimdi de İncirlik‘teki nükleer silahlar üstüne bir şey demesini bekliyorum!





