Ülkemizin her parçası bizim için birbirinden değerlidir.
Hiçbir noktası diğerlerinden daha az değerli değildir, bir karış toprağına
zerrece zarar gelsin istemeyiz.
Cumartesi birkaç saatliğine Kilis teydim. Caddeleri
turlarken halkta büyük bir tedirginlik ve korkunun hâkim olduğunu gördüm.
Saraydan Sorumlu Başbakan Yardımcısı nın ziyareti
esnasında roketin düşmesiyle, apar
topar valilik binasını terk etmesi boşuna değil.
Halk, yoldan gelip geçenlere şaşkın ve tedirgin
bakıyordu. Acaba bu gelen kişi keşif yapmaya mı geldi
Malum, teröristler cep telefonu kullanarak karşıya konum
gönderiyor, bildirilen yer bombalanıyor.
Tabi burada asıl korkunç nokta, bu insanların ellerini
kollarını sallayarak şehrin göbeğinde yer tespiti yapabilmeleri.
Hani Ortadoğu da uçan kuştan haberimiz vardı Hani
Suriye yi santim santim izliyorduk! Adamlar senin il merkezini bombalıyor,
ruhun duymuyor.
Herhangi bir ses duyulduğu an herkes korkuyla camlara,
pencerelere koşuyor. Öyle sıradan bir durum değil.
Terör ortamı veya silahlı çatışma olan bir yerde eve
kapanır kurtulursun. Ama burada durum çok farklı. Hemen burnunuzun dibinden beş
kilometre ötedeki sınırdan nereye düşeceği belli olmayan roket atılıyor ve
düştüğü an öldürüyor.
Halkın yaşadığı ile resmî açıklamalar birbirinden çok
farklı. Zaten atılan roketlerin haber değeri ancak televizyonlarda altyazıyla
geçecek kadar!
Bu roketler ne zaman durur Sanılmasın ki bu grupların
ellerindeki füzeler bitecek ve duracaklar.
Füzeleri temin edenler Vazifeniz bitti yeter deyinceye
kadar bombalamalar devam edecek. Peki, onlar ne zaman dur diyecek Asıl hedef
belli, uzatmaya gerek yok.
***
Şehirde gördüğüm giriş çıkış kontrol noktalarında
bekleyen ve devriye atan polisler değişik bir halet-i ruhiye içindeydi.
Üzerlerinde çelik yelek vardı. Sanki çelik yelek roketten koruyacak.
Çarşıda gezerken ilginç bir şey daha dikkatimi çekti.
Genel olarak ticari hayat neredeyse durmuşken, esnaf boş otururken halk can
havliyle gıda stoklarına akın etmiş durumda. Marketlerin gıda, sebze-meyve
reyonları ve pazarlar yoğun ve hareketli.
Belli ki halk korkuyla evlerine kapanmak ve gıda
malzemeleri stoklayarak günü kurtarma derdinde.
Kilis halkını en çok bezdiren şey; yetkililerce destek ve
moral veren hiçbir açıklamanın yapılmaması, ilgililerin vurdumduymazlığı ve
kendilerini sahipsiz hissetmeleri.
Komik gelecek ama füzelerin düşmesini engellemek ve çözüm
üretmek yerine yaptıkları tek şey, AFAD ın Halkın Roket Mermisi Düşmelerine
Karşı Alacağı Tedbirler adlı broşür bastırıp halka dağıtmak!
Bir de muhteşem çözüm olarak Evlerin güney cephesinde
bulunan odalarda oturmayın uyarısı!
***
Tahliye süreci yaşayan Kilis te çevre illerde yakını,
akrabası ve tanıdığı olan herkes şehri terk etti. Kimisi de gideceği yer
olmadığından veya gitse de tutunamama korkusuyla bir iş yapamayacağından
gidemedi. Ayrılanların bir kısmı ümitsizce ve bitkin halde tekrar geri
evlerine, Kilis e döndüler.
Bürokrasi kesimi de zaten yıllardır sürgün yeri olan
Kilis ten bir an önce kaçıp kurtulma derdinde.
Buradan
yetkililere seslenerek şunu söylemek isteriz. Kilis i hafife almayın. Bir terör
örgütünün roketlerle dövdüğü bu şehri yalnız bırakmayın. Ortaya çıkacak
sonuçlar, televizyonların altyazısıyla geçiştirilecek kadar basit değil.
Roket atanları koordine eden lerin Kilis sonrası
atacakları adımları aklımıza bile getirmek istemiyoruz.
Acil kalıcı çözümler üretilmeli ve caydırıcı tedbirler
alınmalı. Allah beterinden saklasın...