Bir Avrupa maçlarını daha geride bıraktık. İstanbul Başakşehir haricinde sonuç 0, elde var sıfır! Şöyle bir düşündüm, sorular sordum, iç sesim dışa yansıdı sustum. Kafama takılan bazı notlar oldu.

Real Madrid karşılaşmasında sakat oldukları için kamp kadrosuna dahi alınmayan Falcao ve Lemina bir gün sonra yapılan antrenmanda nasıl yer aldı?

Kolombiya basını Terim ile Falcao’nun arasının flu olduğunu iddia etmiş, bu doğru mudur?

Haaa bu iki futbolcu R. Madrid karşısında kadroda yer alsalardı G.Saray puan veya puanlar alır mıydı?

Beşiktaş ve Abdullah Avcı’nın bu sancılı günleri ne zaman bitecek?

Beşiktaş ile aynı rotada olan G.Saray, ne zaman özlenen tempoyu yakalayacak?

Trabzonspor’un bu istikrarsız futbolu ve skorlarının müsebbibi kimdir? Ya da bir suçlu aramak gerekli midir?

Avrupa’dan kupa getirmiş, daha düne kadar gruplardan lider çıkmış, Avrupa takımları üzerinde fırtınalar estirmiş “büyük” takımlarımızın şimdiki halleri neyin nesidir?

Sorular… Sorunlar…

Finansal Fair Play bu kadar mı etkili olur takımlarımız üzerinde?

Yoksa har vurup harman savurmanın faturası mıdır tüm bu olup bitenler?

Merih, Çağlar, Kaan, Zeki, Cenk, Hakan gibi isimler olmasaydı Şenol Güneş milli takımı nasıl kuracaktı?

Yusuf, Mert, İrfan, Abdülkadir, Emre nereye kadar idare edecekti?

Türk futbolu kendini yeniden yapılandırmalı. Ukrayna ülke puanı olarak bizi geçti. Hollanda zaten bir tık daha ilerimizde. Avusturya Redbull ile kanatlanmış durumda.

TFF bu şekli ve haliyle bu sorunu çözemez!

Türk futbolu çöküş içindedir. Takımlar kendi sorunlarını kendi çözmelidir. TFF kendi içinde yeniden sıfırlanıp, temizlenip ve yeni isimlerle, kimseyle göbek bağı olmayanlarla yoluna devam etmelidir.

Aksi takdirde… Aksini düşünmek istemiyorum.

Soruların cevaplarını ise siz futbolseverler daha iyi biliyorsunuz?