Diyarbakır‘da 9 Temmuz 2011 tarihinde yol kesen teröristler tarafından kaçırılan Astsubay Abdullah Söpçeler, Uzman Çavuş Zihni Koç ve sağlık teknisyeni Aytekin Turhan Uz‘un serbest bırakılması için İnsan Hakları Derneği (İHD) tarafından heyet oluşturuldu.

Uzman Çavuş Zihni Koç‘un babası Veysel Koç‘un da yer aldığı heyetle ilgili İHD İstanbul Şubesi‘nde basın açıklaması yapıldı. Toplantıya, İHD Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan, Veysel Koç ve sanatçı Ferhat Tunç ile sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı.

İHD Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan, kaçırılan askerlerin sağ salim teslim edilmelerini talep ettiklerini belirterek, "Can güvenliği ve yaşam hakkı bizim için çok önemli. Ama bunun gerçekleşmesi için devlet görevlilerine bir çağrımız var; bu kişilerin sağ salim bir şekilde ailelerine kavuşması için gerekli uygun ortam sağlanmalı. Yani operasyonlar durmalı. Bu konuda başka ne yapılacaksa yapılmalı. Her koşul altında vatandaşın can güvenliğinden sorumlu olan hükümette bu sorumluluğu yerine getirmeli.

Bizler bir heyet oluşturduk. Heyetimizin çağrısı üzerine bizler beklemeye başlayacağız ve bize haber geldiğinde gideceğiz. Umuyoruz ve diliyoruz ki sağ salim bir şekilde bu kişileri teslim alıp, ailelerine teslim edeceğiz. Taraflar bu gibi durumlarda insancıl hukuka uygun davranmalı ve yaşam hakkı öncelikli bir hak olduğu için bu şahısların sağ salim bir şekilde bize teslim edilmesi ve her türlü kolaylaştırıcı çaba içine girilmeli" dedi. Türkdoğan, heyetin yapacağı çalışmalar hakkında İçişleri Bakanlığı‘na bilgi vereceklerini söyledi.

Üzgün olduğu gözlenen kaçırılan askerlerden Zihni Koç‘un babası Veysel Koç ise "Benim isteğim Türkiye‘de akan kanın durması, annelerin gözyaşının durması, çocukların yetim kalmaması, hepsinin sağ salim ailelerine kavuşması. Herkesten yardım bekliyorum. Çok üzgünüm, konuşamıyorum, dilim kuruyor" diye konuştu.

Sanatçı Ferhat Tunç da, "Bizim burada yapmak istediğimiz hem devlete, hem de esirleri elinde bulunduran örgüte yönelik bir çağrıdır. Dolayısıyla bu çağrımızın kısa sürede karşılık bulacağını umuyoruz. Ben Veysel Koç‘u duyarlılığından dolayı tebrik ediyorum. 2005 yılında kaçırılan Coşkun Kırandi‘de de bir rol oynamıştım. O zaman devletin yaklaşımı son derece insani olmanın çok dışındaydı. Bugün de benzer bir yaklaşım söz konusu. Devlet artık en iyi asker, esir asker mantığından vazgeçmeli ve ailelerin bu anlamdaki çağrılarını dikkate almalıdır" dedi.

Muhabir: Haber Merkezi