Doğu Türkistan İnsan Hakları İzleme Derneği (ETHR) tarafından hazırlanan "Doğu Türkistan İnsan Hakları İhlalleri Endeksi 2025", Neslişah Sultan Kültür Merkezi'nde düzenlenen bir programla tanıtıldı. Saha erişiminin kısıtlı olduğu bir ortamda bir yıllık sistematik veri taramasıyla hazırlanan rapor, bölgedeki baskı politikalarının geldiği son noktayı somut verilerle ortaya koyuyor.

İşte 2026 yılının ilk çeyreğinde paylaşılan bu kritik raporun öne çıkan başlıkları ve uzman değerlendirmeleri:

Endeks 2025: Metodoloji ve Temel Bulgular

Rapor, Doğu Türkistan'daki (Sincan Uygur Özerk Bölgesi) durumun sadece bir "iddia" değil, izlenebilir bir veri seti olduğunu kanıtlamayı amaçlıyor.

  • Veri Kaynağı: Farklı dillerde yayımlanan haberler, uluslararası raporlar ve kamuya açık resmi verilerin bir yıllık sistematik taraması.

  • En Dikkat Çekici Bulgu: İş Gücü Transferi. Rapor, "yoksullukla mücadele" adı altında yürütülen zorunlu iş gücü transferi politikalarının 2025 yılında sayısal olarak derinleştiğini vurguluyor.

  • Kolektif Hafıza: Raporun sadece bireysel ihlalleri değil, bir halkın kolektif ve kültürel hafızasının silinmesini belgelediği belirtiliyor.

Uzman Görüşleri ve Siyasi Vurgular

Tanıtım programına katılan hukukçu ve sivil toplum temsilcileri, raporun uluslararası hukuk arenasındaki önemine değindi:

İsim / Kurum Vurgulanan Mesaj
Kaya Kartal (MAZLUMDER Genel Başkanı) "Bu çalışma tarihe not düşmektir. Uluslararası hukuk bağlamında somut yaptırımlara kaynaklık etmesini umuyoruz."
Hüseyin Dişli (Yeryüzü Avukatları Derneği) "Bu meselenin 'Batı bloğuna mahsus bir skor kazanma hamlesi' olarak sunulmasını reddediyoruz. Doğu Türkistan bizim için Filistin ve Gazze ile aynı hassasiyettedir."
Zeynep Ertekin (UMHD Yönetim Kurulu Üyesi) "Yapılan çalışma, uzun vadede 'resmi kayıt' oluşturması nedeniyle paha biçilemez bir belgedir."

Neden Önemli?

  1. İzlenebilirlik: Doğrudan saha erişimi olmasa bile hak ihlallerinin karşılaştırılabilir biçimde kayıt altına alınabileceğini gösteriyor.

  2. Eylem Planı: Akademik bir çalışma olmanın ötesinde, uluslararası savunuculuk faaliyetleri için veriye dayalı bir referans teşkil ediyor.

  3. Kolektif Mücadele: Hak savunucuları, bu davanın politik bir koz olarak kullanılmak yerine, insan onuru temelinde bir bütün olarak görülmesi gerektiğini hatırlatıyor.

Kaynak: Haber Merkezi