Gazze'deki kanlı katliamlarına hız kesmeden devam eden İsrail, bu kez doğrudan Türk vatandaşlarını hedef aldı. Millî Gazete ekranlarından kamuoyuna yansıyan ve kısa sürede infiale neden olan o şok edici görüntüler, bölgedeki tansiyonun ne kadar tehlikeli bir boyuta ulaştığını bir kez daha gözler önüne serdi. Ailesinin ve sevenlerinin endişeli bekleyişi sürerken, kameranın karşısına geçen Yıldırım'ın ağzından dökülen her cümle adeta bir veda ve direniş niteliği taşıyordu.
"İRADEM DIŞINDA ALIKONULDUM"
Görüntülerde oldukça gergin olduğu gözlenen ancak metanetini korumaya çalışan Bilali Yıldırım, durumun ciddiyetini kendi kelimeleriyle aktardı. Söz konusu o dehşet anlarını ve esaretin ilk dakikalarını özetleyen Yıldırım'ın, "Ben Bilali Yıldırım. Türkiye'den geliyorum. Eğer bu videoyu izliyorsanız, İsrail askerleri tarafından iradem dışında alıkonuldum ve İsrail'e götürüldüm demektir." şeklindeki ifadeleri kayıtlara geçti.
HÜKÜMETE ÇOK NET İLİŞKİLERİ KESİN ÇAĞRISI
Ölümle burun buruna geldiği o kritik saniyelerde bile şahsi kurtuluşundan ziyade Filistin'deki zulme dikkat çeken Yıldırım, Ankara'ya tarihi bir mesaj yolladı. Diplomatik ve ticari tüm köprülerin atılmasını talep eden mağdur vatandaşın dudaklarından, "Hükümetime, İsrail'le olan bütün ilişkilerini kesmesini ve beni eve geri getirmesini söyleyin." sözleri döküldü.

SON SÖZÜ SOYKIRIMI DURDURUN OLDU
Yaklaşık yirmi saniyelik o sarsıcı kaydın finalinde ise tüm dünyanın aylardır kulak tıkadığı o acı gerçek bir Türk vatandaşının haykırışıyla yeniden yankılandı. İsrail askerlerinin gölgesinde tutsak edilen Yıldırım, kendi can güvenliğini hiçe sayarak kamerasını kapatmadan hemen önce "Soykırımı durdurun." sözlerini sarf ettiği görüldü. Millî Gazete çatısı altında kamuoyuna duyurulan bu skandal gelişme, dış politikada yepyeni bir krizin fitilini ateşledi.





