Görünürde hâkim olan tek bir ideoloji yok: Başyazıların yayımlandığı sayfalarda envai çeşit fikir bulabilirsiniz, fakat tek bir düşünce hepimizi eline geçiriyor: Okurlarımız illa bizi sevsin, onları gereksiz yere kızdırmayalım, bilmek istemediklerini yazmayalım, onları mümkün olduğunca gaza getirip eğlendirelim ve böylece satış yapalım.

Haberlerimizle devlet başkanlarını, bakanları ve başbakanları alaşağı ettik, fakat aramızdaki en nadir kıymet cesaret. İnsanlar işgal hakkında bir şey bilmek istemiyor mu? Öyleyse hiç o konuya girmeyelim. İnsanlar Dökme Kurşun Operasyonu‘nun gerçekleriyle ilgili bir şey duymak istemiyor mu? O gerçekleri anlatıp uykularını kaçırmayalım. İsrail Savunma Gücü‘nün (IDF) sözcüye falan ihtiyacı yok, o sözcü bizim içimizde. Gazze‘ye yönelik korkunç saldırıdan yükselen hayaletler, birkaç yarım yamalak soruşturma ve yargılama, biz onları açığa çıkardığımız için değil. Kulağımızın üzerine yattık ve Dökme Kurşun Operasyonu‘nu yalan yanlış yansıttık. Bazılarımız operasyonun yapılmasını istedik ve ardından orada olanları isteyerek bulandırdık.

Hükümet 2006‘dan beri Gazze‘yi bize kapatmış durumda ve kimsenin buna karşı gelmemesi skandaldan farksız. Tek bir cesur gazetecinin, Amira Hass‘ın bir askeri birliğin parçası olmadan orada bulunup haber yapabilmesine, basının geri kalanınınsa bu konuda pes etmesine inanmak çok zor. Türklerin Gazze filosundaki eylemcilere tanıma uymasa da ‘teröristler‘ dedik, çünkü hükümetimiz onlara öyle diyordu, okuyucularımız öyle istiyordu ve bu şekilde o eylemcilerden dokuzunun öldürülmesini meşru gösterebildik.

İşgale dair haber yapma görevinden kaçmanın binbir türlü mazeretini bulan bir basın, işgalin en büyük işbirlikçisi. İsraillilerin ortada işgal falan olmadığını düşünmesine yardımcı oluyor. Basındaki insanlıktan çıkarma kampanyası olmaksızın, İsraillilerin kendilerinden duyduğu hoşnutluk azalacak ve muhtemelen yaptıklarımıza dair daha fazla ahlaki kuşku ortaya çıkacak.

Meseleleri görmezden gelip propagandaya hizmet etmekle basın görevini yapmıyor ve evlerimizden çok uzak olmayan bir yerde yaşanan bu vahşetin devam etmesine, bilincimizin ışık yılı uzağında kalmasına imkân tanıyor...  (İsrail gazetesi, 21 Kasım 2010)

Gıdeon Levy-RADİKAL

Muhabir: Haber Merkezi