Bismillahirrahmanirrahim

Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah’a (C.C.) hamd ederim. Salât ve selâm, Peygamberimize, âline ve sahabelerine olsun.

İnsan ve toplum, canlı bir mekanizma olarak bugün, ırkçı emperyalizm tarafından içine düşürüldüğü maddi ve manevi bunalımdan ancak İslam ile çıkabilir. Devlet; insan ve toplumun saadet içinde yaşayabilmesi için gerekli olan en üst siyasi örgütlenme olarak İslam ile işletilirse faydalı olur. İnsan ve toplumun saadet içinde yaşayabilmesi için devlet işlerinin, bireylerin hak ve özgürlüklerini koruyacak, refahını sağlayacak “Adil Bir Düzen” ile yürütülmesine bağlıdır. Siz devleti; herkese hakkını verecek, maddi ve manevi kalkınmayı birlikte yapacak Adil Bir Düzen ile işletmezseniz, ülkeyi bunalımlardan kurtaramazsınız. Adil Düzen’i ise ancak, İslam’ın benimsediği “hak ve adalet” ilkeleri ile kurmak mümkündür. Çünkü İslam, insanlar tarafından uydurulmuş bir şey değil, Allah tarafından indirilmiş bir din ve düzendir. Bu esasları Allah Teâlâ’dan daha mükemmel koyacak kimse de yoktur. Nizam demek, her şeyin yerli yerince konulması demektir. İslam, insanın saadeti için gerekli olan her şeyi yerli yerine koymuştur. Burada bir çelişki yoktur.

ÖZELLİKLER

İslam dininin özelliklerini bilen her insan, karşılaştığı her türden sıkıntısını, onunla çözmeye çalışır. İslam’ın bazı özelliklerine birlikte bakalım.

  1. İslam, Allah’tandır. Bunun için mükemmeldir ve tastamamdır. Hâşâ, zerre kadar noksanı, fazlası ve hatası bulunmamaktadır.
  2. İslam, bir bütündür. Ona bir şey katılamaz ve ondan bir şey çıkarılamaz. Baştan sona hak’tır, hayırdır ve hepsi, herkes için ve her yerde lazımdır. Çünkü İslâm, dünya ve ahiret saadetinin tek ilacıdır.
  3. İslam, şamildir. İnsanı ve hayatı bir bütün olarak ele alır. Sunduğu çözümleri de bu bütünlüğü gözeterek üretir. Getirdiği prensipler, bütün insanlık içindir. İslam’ın baş hedefi, bütün insanlığı saadete erdirmektir.
  4. İslam, bütünleştiricidir. İnsanları bir olamaya çağırır. Her insana sevgi ve şefkat ile yaklaşır. Her insanın hakkı üstün tutmasını, nefsini terbiye etmesini, maneviyata değer vermesini, hidayet, feraset, dirayet sahibi olmasını ister.
  5. İslam, adildir. Herkese hakkını vermeyi esas alır. İnsana ve haklarına yönelik işlenen suçların cezasını kim olursa olsun adil ve kararlı bir şekilde verir.
  6. İslam, zulmü yasaklar. İnsanın maddi ve manevi varlığını birlikte korur. Bu varlıklara yönelik saldırı ve tecavüzlerin tamamını zulüm olarak görür. Adam öldürmeyi, faizi, kumarı, haksız yere insanların emeklerini sömürmeyi, zulüm vergilerini şiddetle yasaklar.
  7. İslam, israfı yasaklar. İsraf fert, toplum ve devletin helak olmasına sebeptir. Dünya nimetlerinden dengeli bir şekilde yararlanmayı esas alır.
  8. İslam, ilimdir. İlim, Sünnetullah’ın işleyiş kurlarının bilinmesidir. Bunun için İslam; 1. Haberi sadık olarak Kur’an ve sünneti 2. Akılı, 3. Beş duyu organını bilgi kaynağı olarak kabul etmiştir. Bu kaynakları isabetli olarak kullanan her insan, hikmete ve ilme yani İslam’a ulaşır.
  9. İslam, ahlak ve maneviyattır. Saadet medeniyeti, adil düzen ancak ahlak ve maneviyat ile kurulabilir.
  10. İslam, edeptir. Her hususta haddini bilip, sınırı gözetmektir. En büyük edep, Allah Teâlâ’nın emirlerine uymak, yasaklarından sakınmaktır.
  11. İslam, siyasettir. İslam’da siyaset; “Milletin ahlakını korumak, mal ve can güvenliğini teminat altına almak, insanların yararına olacak şekilde hizmet etmek, mutluluklarını, dünya ve ahirette kurtuluşlarını sağlamak için yapılan çalışmalardır” diye tarif edilmiştir.

ADİL SİYASET

Adil siyaset, kin ve nefreti esas alan değil, uzlaşmayı ve kucaklaşmayı esas alan siyasettir. Ülkemizde adil siyaset yerine, çatışmacı, çıkar ve menfaati önceleyen rant siyaseti benimsenmiştir. Bu siyaset yüzünden ahlaki ve manevi değerler yozlaştırmıştır, ekonomi duvara toslamış, eğitim çökmüş, toplum kutuplaştırılmış, adalet zaafa uğratılmış, dış politika içinden çıkılamaz duruma getirilmiştir. Bu siyaset aynı zamanda işbirlikçi bir siyasettir. Ülkemizde çatışmacı siyasetin baş temsilcisi AK Parti iken, adil siyasetin tek temsilcisi ise Saadet Partisi’dir.

GÖSTERİŞ SİYASETİ

İslam’da riya ve gösteriş yoktur. Dinin değerlerini, sembollerini makam ve mevki için istismar etmek haramdır. Mümin bir kimse namazını, orucunu, Kur’an okumasını, ibadetini, yürüttüğü faizci kapitalist düzen için bir vasıta olarak kullanamaz. Kullanırsa bu kendisi ve taraftarları için büyük bir felaket olur. Gösteriş siyaseti zalimlerin siyasetidir. İslam bu tür siyasetlerin hepsini reddeder.

MİLLETİMİZ

On beş yıllık AK Parti iktidarında uygulanan yanlış ve gösteriş politikaları yüzünden milletimiz, derin bir bunalımın içine itilmiştir. Milletimizin içinde bulunduğu bu durumdan kurtulması için uyanması ve her söylenene inanmaması, düşünerek karar vermesi gerekir. Milletimizin bu bunalımdan kurtulmasının tek çaresi, gelecek sene veya bu sene içinde yapılacak olan seçimlerde Saadet Partisi’ne kulak vermesi ve onun göstereceği Cumhurbaşkanını adayını seçip hükümet etmesidir. Bunu yapmayı başarabilirse adil siyaseti seçmiş olur ve kurtulur. Adil Siyaset; Peygamberlerin yürüttüğü siyasettir. Milletin yapması gereken görev, önümüzdeki seçimlerde emanetiehline vermektir. Emanetiehline vermek; yıllardan beri kadrosunu hazırlayan, yetiştiren ve her sahada birikimi olan Saadet Partisi’ni iktidara getirmek demektir. Bunu yapmaz ise, çözümsüzlüğe ve yok olmaya rıza göstermiş olacaktır. Milletimize yakışan; Milli Görüşü iktidar yapmak, ilme, ehliyete hürmet eden, adalete, hakkaniyete riayet eden adil bir düzenin kurulmasına öncülük etmektir. Siyaset, insanın ve toplumun refahı için yapılır. Siyaset, toplumları doğruya, adalete, iyiye, güzele, faydalıya ve ahlaki değerlere çağırmak işidir. Siyaset, Allah’ın rızası hayatın her alanına ikame etmektir. Siyaset, İslam ile izzet ve şeref bulmak cihadıdır. Hepimiz bundan imtihan oluyoruz. Selam hidayete tabi olanlara…