Londra Müslüman Merkezi tarafından hazırlanan ‘İslamofobi ve Müslümanlara Karfşı Nefret Suçları" başlıklı rapor, 11 Eylül‘den bu yana Müslümanlara ve camilere yönelik şiddet olaylarının kabul edilemez düzeye yükseldiğini kaydetti. Raporu hazırlayanlar, durum daha da kötüleşmeden önce hükümetleri önlem almaya çağırdı.
Rapor, Avrupa genelinde 10 yıllık bir araştırmanın sonucu olan bir projenin ilk yayını.. Raporda, şiddet, sindirme ve ayrımcılık kurbanı olan Müslümanların deneyimlerini bir araya getirildi. Araştırma Exeter Üniversitesi Avrupa Müslüman Araştırma Merkezi tarafından yürütüldü ve El Cezire Araştırma Merkezi tarafından desteklendi. Araştırma kapsamında açıklanan ilk raporun odağındaki ülke ise İngiltere...
Yazarlarından Dr Robert Lambert‘in, "Müslümanlara yönelik tehditlerle ilgili bilgiler çok kuvvetli ve etkileyici" dediği raporda verilen örnekler arasında, "birden fazla kesici-delici alet yaralanmasına bağlı kanama sonucu ölen bir Müslüman taksi şoförü" ile "camiden eve dönüş yolunda, beyaz kıyafetli 70 yaşındaki adamın uğradığı saldırı" da yer aldı.
Rapora göre, Müslümanlara yönelik saldırıların büyük bölümü polise ihbar edilmiyor. Bunlar arasında, raporda yer alan ve İngiltere‘de örtülü bir kadının küçük kızı yanındayken yumruklu saldırıya uğraması ve otobüsteki kimsenin yardım etmemesi gibi olaylar da var. Örtülü Müslüman kadınların neredeyse tamamının sürekli sözlü taciz ve gözdağına maruz kaldığı da raporda yer alan bilgiler arasında.
Dr.Lambert, cami ve diğer İslami kurumlar saldırıların özellikle endişe verici düzeye ulaştığını vurgulayarak, İngiltere‘deki bin 600 camiden çoğunda Müslümanların araştırmacılar tarafından gönderilen anket formlarını doldurmaktan korktuğunu belirtti.
"Bazı uzak yerlerde korkunç olaylar yaşandığı ortaya çıktı" diyen Dr. Lambert, "sindirme, saldırı ve yağma vakaları camileri ‘gizli‘ tutmayı gerektirecek duruma geldi. Yetkililer ise Müslümanların camilerin başka yere taşımalarını tavsiyesinde bile bulundular" şeklinde konuştu.
Yazarlar, şimdiye kadar "domuz kafaları, domuz pastırması ve domuz eti" kullanılarak camilere nefretin ortaya konduğu en az 42 olayı rapora ekledi. Öte yandan, İslam kurumlara ve camilere yönelik saldırıları içeren ayrı bir araştırmanın sürdüğü ve bir rapor olarak yayınlanacağı açıklandı.
Öte yandan, raporun ortaya koyduğu en ilginç tesbitlerden biri, konuşmalarda Müslüman karşıtı ifadeler kullanmanın nasıl son bir kaç yıl içinde kabul edilebilir bir şey haline geldiğine yönelik..
İslama ve Müslümanlara nefret kusan isimlerin medyada hemen hemen her gün boy gösterdiğine dikkat çekilen raporda, İslam‘ın devamlı olarak "güvenlik tehdidi, uyum problemi ve Avrupa‘da refahı için bir tehdit" olarak sunulduğu belirtildi.
Raporu değerlendiren Georgetown Üniversitesi Din, Uluslararası İlişkiler ve İslam Araştırmalar Merkezi‘nden Profesör John Esposito, "İslam düşmanlığı en liberal eğitimli insanlar arasında bile çok derin ve İslamofobik dil Batılı popüler kültürün bir parçası haline geldi" dedi.





