Uluslararası diplomasi koridorlarında fırtınalar koparan o iddialar, İran Dışişleri Bakanlığı'nın haftalık basın toplantısında net bir dille masadan kaldırıldı. Pakistan ve Katar arabuluculuğunda 10 günlük bir ateşkes anlaşmasına varıldığı ve Washington ile masaya oturulduğu yönündeki haberleri kesin bir dille yalanlayan Tahran yönetimi, bölgesel krizin tüm sorumluluğunun Beyaz Saray'da olduğunu vurguladı. Beş ay süren çatışmaların ABD'nin kurduğu bir bataklığa dönüştüğünü belirten yetkililer, ulusal güvenlikten asla taviz verilmeyeceğinin altını çizdi.

HÜRMÜZ BOĞAZI VE UMMAN GÖRÜŞMELERİ
Umman ile yürütülen deniz trafiği müzakerelerinin Washington ile uzaktan yakından bir ilgisi bulunmadığı açıklandı.
İran ile Umman arasında Cuma ve Cumartesi günleri gerçekleştirilen temasların son derece faydalı ve yapıcı geçtiği vurgulandı. Bu görüşmelerin tamamen Hürmüz Boğazı'nda deniz taşımacılığının nasıl yönetileceğine dair ikili bir teknik süreç olduğunun altı çizilirken, boğazdaki durumda fiili bir değişiklik olmadığı aktarıldı. Sözcü Bekayi'nin, "ABD'nin saldırgan eylemleri ve bölgeye dayattığı güvensizlik nedeniyle Hürmüz Boğazı kapalıdır" şeklindeki net ifadeleri kayıtlara geçti.
İNGİLTERE'NİN ÜSLERİ VE NÜKLEER ÇELİŞKİ
Washington'ın askeri hamlelerinde üçüncü ülke topraklarını kullanmasına yönelik tepkiler de sert bir şekilde dile getirildi.
ABD'nin operasyonları desteklemek amacıyla 40 gün boyunca İngiltere'deki askeri üsleri kullandığı ve bunun Birleşmiş Milletler Şartı'nın 2. maddesinin 4. fıkrasını açıkça ihlal ettiği ifade edildi. Nükleer enerjinin barışçıl kullanımının NPT kapsamında tüm ülkelerin devredilemez hakkı olduğu hatırlatıldı. ABD'nin Tahran'ın bu hakkına karşı takındığı tavır ile Suudi Arabistan'a yönelik politikaları arasındaki çelişkinin, hukuka aykırı ve seçici yaklaşımların en büyük kanıtı olduğu vurgulandı.

UKRAYNA'YA ÇOK SERT TEPKİ
İran'a ait bir gemiye yönelik gerçekleştirilen saldırı nedeniyle Kiev yönetimine adeta ateş püskürüldü.
Ukrayna'nın attığı bu adımın tamamen yasa dışı, gerekçesiz ve tehlikeli bir macera olduğu kaydedildi. Ukrayna Cumhurbaşkanı'nın eylemlerinin tüm Avrupa'yı etkileyebilecek anarşist bir yapı sergilediği belirtildi. Bu durumdan endişe duyan Hazar Denizi'ne kıyısı olan ülkelerin de huzursuz olduğu ifade edilirken, Ukrayna yönetiminin işlediği bu suçun hesabını mutlaka vermesi gerektiği vurgulandı.




