Dünyanın gözü kulağı Ortadoğu'daki ateş çemberindeyken, Washington'dan gelen son açıklamalar uluslararası arenada adeta deprem etkisi yaptı.
Küresel enerji krizinin kalbi konumundaki Hürmüz Boğazı'nda sular giderek ısınırken, müttefiklerin derin sessizliği ABD Başkanı'nı çileden çıkardı.
Başkentlerdeki diplomasi koridorlarında "İttifak dağılıyor mu?" paniği baş gösterdi.
Binlerce kilometre ötedeki boğazın güvenliği, batılı ülkelerin kapısına dev bir fatura olarak bırakıldı.

En Eski Müttefike Ağır Sitem
Trump'ın Financial Times'a verdiği röportajda hedefe koyduğu ilk ülke İngiltere oldu.
Avrupa'nın Körfez'den gelen petrole ABD'den çok daha fazla muhtaç olduğunun altı çizildi. En zor zamanlarda dahi Ukrayna'da müttefiklerin yanında durduklarını savunan ABD Başkanı'nın, "İngiltere, en büyük müttefik olarak görülebilir, en eski müttefik vb. Ama gelmelerini istediğimde gelmek istemediler. Biz onlar için orada oluruz ama onlar bizim için olmaz. Olacaklarından da emin değilim" sözleriyle yaşadığı derin hayal kırıklığını gözler önüne serdiği aktarıldı.
Ne Gerekiyorsa Yapılacak!
Hürmüz Boğazı'nın ticarete açık kalması için Avrupa'dan somut askeri hamleler bekleniyor.
Nasıl bir yardım talep edildiği sorusuna "Ne gerekiyorsa" yanıtını veren Trump'ın, Avrupa başkentlerindeki mayın tarama gemilerini acilen bölgeye sevk etmeleri gerektiğini vurguladığı kaydedildi. ABD ve İsrail operasyonlarıyla İran'ın askeri kapasitesinin büyük ölçüde yok edildiği, müttefiklerin bölgeye gelirken alacakları riskin son derece düşük olduğu ifade edildi.

Çin Ziyareti İptal mi Oluyor?
Krizin faturası sadece Avrupa'ya değil, Asya'nın devine de kesildi. Petrolünün yüzde 90'ını boğazdan çeken Çin'in acilen elini taşın altına koyması gerektiğine dikkat çekildi. Ay sonunda Devlet Başkanı Şi Cinping ile yapılması planlanan kritik zirve öncesi Pekin yönetimine açık bir mesaj verilirken, beklenen adımların gelmemesi durumunda bu ziyaretin askıya alınabileceği kaydedildi.
Moskova ile Uydu Krizi
Bölgedeki gerilime Rusya'nın dahil olup olmadığı sorusu da yanıtsız kalmadı.
Moskova'nın, Amerikan ve İsrail füze savunma sistemlerini vurması için Tahran'a gizli uydu verisi sağladığı iddialarına temkinli yaklaşan Trump'ın, "Bunun olup olmadığını bilmiyorum ama şu da söylenebilir ki biz de Ukrayna'ya bir ölçüde yardım ettik. 'Bizi hedef alıyorsunuz' demek zor çünkü biz de Ukrayna'ya yardım ediyorduk" şeklindeki itiraf niteliğindeki sözleri dikkat çekti.
Küresel enerji güvenliği ve asırlık ittifakların geleceği pamuk ipliğine bağlıyken, Avrupa başkentlerinden ve Pekin'den acil koduyla gelecek karşı açıklamalar merakla bekleniyor.


