Ortadoğu'da sular bir türlü durulmuyor. Dünyanın gözü kulağı bölgeden gelecek sıcak haberlere çevrilmişken, Tahran cephesinden Washington yönetimine zehir zemberek suçlamalar geldi. Sosyal medya üzerinden paylaştığı videolu mesajla dikkatleri üzerine çeken İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, Hürmüz Boğazı'nda yaşanan kapalı kapılar ardındaki bilek güreşini tüm çıplaklığıyla gözler önüne serdi. Boğazın tam kontrolünün kendi ordularında olduğunu belirten Kalibaf'ın sözleri, körfezde yanan ateşe adeta benzin döktü.
Hırsız Gibi Girmeye Çalıştılar
Bölgedeki krizin faturası doğrudan ABD'ye kesildi. Kalibaf, Amerika'nın tıpkı "hırsızlar ve kaçakçılar" gibi birkaç gemiyi sessiz sedasız boğazdan geçirmeye çalıştığına dikkat çekti.
Ancak evdeki hesap sınırda şaştı. Bu gizli geçiş girişiminin İran silahlı kuvvetlerinin anında müdahalesiyle engellendiği ifade edildi.
Washington'un bölgedeki son saldırılarının asıl nedeninin, Tahran'ın Hürmüz Boğazı'nda gücünü masaya koyması olduğu savunuldu. "Ağır karşılık verdik" çıkışıyla düşmana rest çekilirken, "Eğer boğazın kontrolü ABD'nin elindeyse, neden her gün bunu tekrarlamak ve adalarımıza saldırmak zorunda kalıyor?" sorusuyla karşı cephe köşeye sıkıştırıldı.
Güney Koridoruna Geçit Yok
Deniz trafiğinde alışkın olunan o eski günlerden eser yok.
Savaş öncesi dönemde günde en az 120 geminin sorunsuz bir şekilde süzülüp geçtiği Hürmüz Boğazı'nda bugünlerde yaprak kıpırdamıyor. Şimdilerde boğazdan bir veya iki geminin bile geçmesinin eski dönemle kesinlikle kıyaslanamayacağı kaydedildi.
İran, ABD'nin mutabakat şartlarını çiğneyerek boğazın güney güzergahını kullanmaya çalıştığını öne sürüyor. Buna asla geçit vermeyeceklerinin altını çizen Kalibaf, ABD'nin kendi gemilerine geçiş güvencesi dağıtmasına rağmen bu gemilerin sulara girer girmez saldırıya uğradığını vurguladı.
Abluka Doğrudan Savaş Nedeni
Deniz ablukasını açıkça bir "askeri savaş" olarak nitelendiren yönetim, tehlikenin sadece sınır ötesinde olmadığını belirtti. Düşmanın "hibrit savaş" planı kurduğu, içerideki protestoları terör faaliyetleri ve kısa süreli askeri operasyonlarla aynı anda tetiklemeyi hedeflediği aktarıldı.
Bu fırtınalı süreçte devletin izleyeceği rotayı ise ülke lideri Mücteba Hamaney'in talimatları belirliyor.
Sadece 15 ay gibi kısa bir sürede askeri kapasitede 10 yıllık dev bir ilerleme kaydettiklerini iddia eden Meclis Başkanı, ateşkes sonrasında farklı ülkelerdeki ABD üslerine yağdırılan füzelerin stratejik bir mesaj taşıdığını dile getirdi. Verilen mesaj netti: Füze kapasitemizi engelleyemezsiniz.
Tüm siyasetçilere ayrılıkları bir kenara bırakma çağrısı yapılarak iç cephede safların sıkılaştırılması istendi. Askeri ya da siyasi olarak asla boyun eğmeyeceklerini ilan eden Tahran yönetiminin bu ağır suçlamaları ve sıcak çatışma itiraflarının ardından gözler şimdi Washington cephesinden gelecek karşı hamleye çevrildi.





