Bölgedeki savaş ateşi sıçrama tehlikesi yaratırken, diplomatik hatlar bir anda ısındı. Geçtiğimiz ay Hazar sularında yaşanan ve doğrudan Tahran'ı hedef aldığı iddia edilen sıcak temasın ardından gözler iki başkente çevrilmişti. Beklenen ilk üst düzey temas nihayet gerçekleşti ve kapalı kapılar ardında konuşulanlar bizzat muhatapları tarafından sosyal medyaya döküldü.
"Kasıt Yok Ama Bedeli Ödenecek"
İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, X hesabı üzerinden yaptığı açıklamada Ukraynalı mevkidaşı Andrii Sybiha ile oldukça kritik bir telefon görüşmesi gerçekleştirdiğini duyurdu. Mesajın tonu bir yandan yatıştırıcı, diğer yandan ise oldukça sertti. Erakçi'nin aktardığına göre Ukrayna tarafı, İran gemisine yönelik saldırının kesinlikle kasıtlı olmadığını ve Kiev'in bölgede yeni bir cephe açmak gibi bir niyet taşımadığını vurguladı.
Tahran'ın da yangına körükle gitmek istemediğinin altı çizildi.
Ancak Erakçi'nin açıklamasındaki o son detay, diplomasi koridorlarında çınlayacak cinstendi: "Vatandaşlarımıza ya da çıkarlarımıza yönelik her türlü saldırı kabul edilemez. İran'a verilen zararlar tazmin edilmelidir."
Kiev'den "Savunmadayız" Mesajı
Ukrayna cephesinden de benzer bir şeffaflık adımı geldi. Dışişleri Bakanı Sybiha, yine X platformundan yaptığı paylaşımda doğrudan iletişimin önemine dikkat çekti.
Zor da olsa masada konuşmanın şart olduğunu belirten Sybiha, hedeflerinin asla siviller veya sivil gemiler olmadığını ifade etti. Tüm hamlelerinin yalnızca Rus saldırganlığına karşı bir savunma refleksi olduğunu belirten Ukraynalı Bakan, "Amacımızın gereksiz bir tırmanıştan kaçınmak olduğunu vurguladım" diyerek tansiyonu düşürmeye çalıştı.
Hazar'da O Gün Ne Olmuştu?
Krizin fitili aslında 25 Temmuz'da ateşlenmişti.
Ukrayna Güvenlik Servisi (SBU), Hazar Denizi'nde suların ısındığını ve insansız hava araçlarıyla dev bir operasyon düzenlendiğini bildirmişti. Hedefte ise Rusya'ya ait bir petrol platformunun yanı sıra, Moskova ile Tahran arasında askeri kargo taşıdığı iddia edilen gemiler vardı.





