İLKE İlim Kültür Eğitim Vakfı bünyesindeki Eğitim Politikaları Araştırma Merkezi (EPAM)...
Yeni analiz rapor yayımladı.
Rapor ilkokullarda din eğitiminin kaç yaşında başlanması gerektiğiyle ilgili önemli bir bakış açısı sunuyor.
Sakarya Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Recep Kaymakcan imzalı rapor; ilkokulun ilk üç yılında din eğitimine erişim sağlanamamasının meydana getirdiği "eğitim boşluğunu" tarihsel, hukuki ve pedagojik perspektiflerden mercek altına alıyor.
AVRUPA 1. SINIFTA BAŞLIYOR, TÜRKİYE "BEKLİYOR"
Rapor analiz'de yer alan küresel veriler, Türkiye'nin mevcut eğitim pratikleriyle Avrupa standartları arasındaki makası net bir şekilde ortaya koyuyor:
"Küresel Standart: İngiltere, Almanya, Norveç ve Belçika gibi pek çok ülkede din dersleri ilkokul birinci sınıftan itibaren müfredatın ayrılmaz bir parçasıdır.
Erişim Boşluğu: Türkiye'de dersin 4. sınıfta başlaması, çocukların manevi meraklarının en yüksek olduğu "erken çocukluk" döneminde kurumsal bir boşluk yaratmaktadır.
İstisnai Durum: Avrupa Birliği üyeleri arasında din dersine yer vermeyen sadece üç ülke (Fransa, Makedonya, Arnavutluk) bulunurken, Türkiye’nin bu gecikmeli başlangıcı Avrupa genelindeki yerleşik uygulamayla tezat oluşturmaktadır."
ULUSLARARASI HUKUK: "BAŞLAMA YAŞINA ENGEL YOK"
Rapor, okullarda din eğitiminin erken yaşlarda verilmesini engelleyen hiçbir "uluslararası duvar" bulunmadığını vurguluyor:
"AİHM İçtihadı: Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin Folgero, Zengin ve Yalçın kararları incelendiğinde, din dersine başlama yaşına dair hiçbir kısıtlama yer almamaktadır.
Rehber İlkeler: AGİT (Toledo Rehber İlkeleri) ve UNESCO raporları, din eğitiminin nesnel ve bilimsel olduğu sürece her kademede demokrasi söylemiyle uyumlu yürütülebileceğini teyit etmektedir.
FITRATTAN MÜFREDATA: PEDAGOJİK FIRSAT
"Çocuklar soyut kavramları anlamaz" ön yargısı, modern pedagojiyle sarsılıyor:
Gelişimde Bütünlük: Dinî ve ahlaki gelişim; dil, sosyal ve bilişsel gelişimden bağımsız düşünülemez. Bu alanın dışlanması, çocuğun bütüncül gelişimini eksik bırakmaktadır.
Dünya Modelleri: Montessori'den Waldorf'a, Gift to Child modelinden Godly Play yaklaşımına kadar küresel birikim, erken yaşta din eğitiminin oyun ve hayal gücüyle nasıl verimli hale getirilebileceğini kanıtlamıştır."
TOPLUMSAL DALGA: 30 KATLIK TALEP ARTIŞI
"Türkiye’de ailelerin erken yaşta din eğitimine olan ilgisi sadece bir tahmin değil, istatistiksel bir gerçektir" tespitini yapan rapor, şu noktaların altını çiziyor:
"Hızlı Büyüme: Diyanet İşleri Başkanlığı'nın 4-6 Yaş Kur'an Kursları, altı yıl gibi kısa bir sürede 30 kattan fazla büyüyerek 2019'da 151.084 öğrenciye ulaşmıştır.
Somut Beklenti: Bu rakam, Türkiye'deki toplam okul öncesi öğrenci sayısının yaklaşık %10'una denk gelmekte ve toplumun bu alandaki güçlü beklentisini yansıtmaktadır."
MAARİF İÇİN 6 STRATEJİK ADIM
Prof. Dr. Recep Kaymakcan, Türkiye’nin maarif vizyonunu güçlendirecek altı somut politika önerisini şöyle sıralıyor:
"Tam Erişim: DKAB dersi, herhangi bir yasal değişikliğe gerek duyulmadan, MEB ders çizelgesi düzenlemesiyle 1. sınıftan itibaren müfredata dahil edilmelidir.
Modern Müfredat: Program; değer odaklı, çocuk merkezli ve objektif bir anlayışla yeniden tasarlanmalıdır.
Çok Paydaşlı Süreç: Sürecin yönetimi için akademisyenler ve STK'ların dahil olduğu çalıştaylar ve izleme mekanizmaları kurulmalıdır.
Akademik İş Birliği: İlahiyat ve Eğitim Fakülteleri arasında öğretmen yetiştirme süreçlerine dair güçlü bir köprü kurulmalıdır.
Materyal Devrimi: Sahadaki öğretmenler için yazılı ve görsel destekleyici, özgün materyaller üretilmelidir.
Akademi Gündemi: Yeni kurulan Millî Eğitim Akademisi, ilkokul din öğretmeni yetiştirme politikalarını stratejik önceliğine almalıdır."
RECEP KAYMAKCAN KİMDİR?
Prof. Dr. Recep Kaymakcan, 1966 yılında Çorum’un İskilip ilçesinde doğdu.
1990 yılında Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesinden mezun oldu. 1993-1998 yılları arasında İngiltere’de Leeds Üniversitesinde doktorasını tamamladı.
Meslek hayatına Ankara Elmadağ Lisesi’nde öğretmen olarak başlayan Kaymakcan, 1993 yılında araştırma görevlisi olarak başladığı Sakarya Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde 2007 yılında Profesör unvanını kazandı.
Ulusal ve uluslararası hakemli dergilerde pek çok makalesi yayınlanan ve pek çok uluslararası bilimsel toplantıda davetli olarak bildiri sunan Kaymakcan, aralarında “Ahlak, Değerler ve Eğitimi”, “Teorik ve Pratik Yönleriyle Ahlak” ile “Gençlerin Dine Bakışı: Karşılaştırmalı Türkiye ve Avrupa Araştırması” isimli kitapların da olduğu çok sayıda eserin sahibidir.
Uluslararası Din ve Değerler Eğitimi Derneği üyesi olan Kaymakcan, Değerler Eğitimi Dergisinin de editörlüğünü yaptı.
Sakarya Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Felsefe ve Din Bilimleri Bölüm Başkanı iken 23 Mayıs 2013 tarihinde Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel Müdürü olarak atandı.
Evli ve iki çocuk babası olan Prof. Dr. Recep KAYMAKCAN İngilizce ve Arapça bilmektedir.





