Mesleğimiz gereği sağdan olsun, soldan olsun, ortadan olsun, yandan olsun...
Yandaş, fondaş tüm gazete ve yazarları takip ediyoruz, okuyoruz...
Hiç kimseye ön yargı ile (İslam düşmanları hariç) yaklaşmıyoruz...
İktidara yakın bir gazete yazarı vicdanlı, merhametli, adaletli satırlar kaleme aldığında bunu takdir ediyoruz.
İşte bu haberin konusu da tam olarak böyle bir yazı.
İktidara yakın duran Yeni Akit Gazetesi yazarlarından Hüseyin Öztürk, dikkat çeken bir yazı kaleme aldı.
Yazının başlığı, "Aile yılı biterken aile ne durumda?"
Akit yazarı, Aile Yılı ilan edilen 2025 yılı içinde aileyi korumak ve güçlendirmek için yapılan çalışmaları nasıl değerlendiriyor? Okuyalım;
"...Evet, aile yılı biterken, aileye dair hükümetten dişe dokunur, göze görünür bir şey çıkmadı. İkramlı salon toplantıları ve Batı’dan devşirme bilgilerle topluma bir şey sunulmadı.
Birkaç fedakâr vakıf kendi çapında, gücü nispetinde, aile için çırpındı durdu. Bakanlığın da bunlardan haberi olmadı.
Ailenin durumu salonlarda değil, sokakta sahalarda gözlemlenir ve ona göre çareler üretilir. Raporlar yazarak, bunları resmi toplantılarda paylaşarak işin içinden çıkılamaz.
Ailede hızlı bir çözülme yaşandığını, evlerin otel lobisinden öte geçmediğini herkes biliyor ve zatımın da yaptığı gibi yazıp geçiyor.
Mesela medyaya laf söylenemiyor. Sabah kuşağı programlarından tutun da dizilere kadar neden hiç ses çıkarılamıyor anlaşılır gibi değil.
Biz hukuk devletiyiz. Falan televizyonun filan dizisi toplumsal barışı ve ahlakı zedeliyor ve aileye büyük zarar veriyor diye dizi yayından kaldırılamaz mı? Çok mu zor?
Sigara dumanlarını buzlamak, alkol şişelerini buzlamak gibi akılla dalga geçen eylemler iş midir? Buzlanan sigaranın dumanını ne yapacağız?
Şu hakikat nasıl gözükmüyor anlaşılır gibi değil.
Belli sermaye çevreleri tarafından koordine edilen medyanın her türlüsü tarafından aile mefhumu yerle bir edilmek için kuşatılmış vaziyette.
Materyalizm, kapitalizm, popüler kültür endüstrisi, cinsiyetsizleştirme gibi küresel tehditler, aile kurumunu derinden sarsıyor.
İnsana zengin bir iç dünya ve manevi yetkinlik kazandıran değerler, tüketim kültürünün materyalist değerleriyle el değiştiriyor.
Tüm bunlar bizi hızla aile-sonrası gerçekliğin hâkim olacağı bir dünya geleceğine sürüklüyor.
Bir zamanlar, birkaç kuşağın aynı çatı altında yaşadığı geniş aile yapısı, yerini çoktan çekirdek aileye bıraktı. Son zamanlardaysa tek ebeveynli ailelerin sayısı hızla artıyor.
Ezcümle: Çözüm? Zatımda yok. Çükü ipin ucu değil, kendisi de kayıp."





