Nice insanlar tanırız, milyon dolarları vardır ama

yaşamdan keyif alamadıklarını söylerler. İki tane evi, otomobili ve daha her ne

isterse var olan birisi oldukça mutsuzken, evi kira olan, ulaşımı toplu taşıma

ile sağlayan bir adam bakarsınız ki mutlu. Mutluluğun esas kaynağı ise

huzurdur. Kafası rahat adam huzurludur. Huzur ise en büyük zenginliktir.

Bir toplumu çökertmek istiyorsanız öncelikle huzuru bozar

kargaşa çıkartırsınız. Huzuru bozulmuş toplum serseri mayın gibidir. Nereye

ateş edeceğini bilemez belli bir hedefi yoktur ve rastgele saldırır. Boş

çamaşır makinesi çalıştırır gibi insan beynini çalıştırdığımızı düşünün. İçinde

bilgi yok fikir yok düşünce yok ama durmadan çalışıyor. Dışarıya vereceği bir

ürün olabilir mi Olmayan şeyi neye dönüştürecek Bu ne işe yarar peki Kişiyi

yıpratmaya, sosyal durumunu faaliyetlerini sekteye uğratmaya ve böylece yenik

ve bitik duruma getirmeye yarar. Sizi yıldırmak isteyenler daima olumsuzluk

yüklerler. Ülkenin gidişatının kötülüğünden, mevcut durumunuzun kötülüğünden ve

bir daha toparlanamayacak şekilde düştüğünüzden bahsederler. Bu yıldırma planı

az çok işe yarar. Kişide bıkkınlık ya da karamsarlık meydana getirir, çünkü

beyin duyduklarına inanır. Bir de kötü algısı olan biri isek vay hâlimize

Bitmeyen borçlarımızı asla ödeyemeyeceğiz, hastalıklı geldik hastalıklı

gideceğiz, biz zaten bir ekmek tutamayız v.s. v.s.. Böyle bir kötülüğü

kendimize yapmayalım biz bunu hak etmiyoruz. En güzeli bu tarz konuşmaları

duymazdan gelmek. Bizim beynimiz kıymetli, saçma sapan düşüncelerle onu

yormamalıyız.

Geleceğe dair aydınlık bir hayal kuralım. Her şey yoluna

girmiş olsun. Huzurlu bir yuvamız, güzel bir işimiz, borcumuzun olmadığı bir

yaşam. Allah a şükreden imanı kuvvetli bir aile, bir yaşam. Daha ne olsun Bol

bol okumak, güzel tavsiyelere kulak vermek, bir çiçek yetiştirmek, sahil

kenarında yürüyüş yapmak En son ne zaman kendimiz için bir şey yaptık

Hayatında hiç dönme dolaba binmemiş biri yaşı geçmişse bile binmeli. Bu size

yeni bir enerji verecek, yaşama dair yeni bir umut. Yeni şeyler keşfetmek,

mesela enginarı filizinde görmek, yeni doğmuş bir tayı görmek, yusufçuklara

bakmak çocukluktan bir pay alıp katar hayatınıza. En mutlu olduğumuz zamanlar

çocukluk zamanlarımızdır. Onlardan parçalar alalım günümüze, günümüze bir

ferahlık katalım. Bir şeyi söyleyip unutmayalım mesela. Sözümüz orada kalmasın

sözümüzü kalbimizde taşıyalım. Teşekkürleri bizi besleyen merhametler olarak

görelim. Yaptıklarımız yazdıklarımız illa ki ulaşıyor sahiplerine. Bir teşekkür

bir acı hepsi paylaşıldıkça anlamlı oluyor. Ulaşan yerlerden bize geri

dönüşleri oluyor sonra. Bizim tesellimiz de bu, bir söz ile memnun ya da teskin

edebilmişsek ne gam. Kıymet bilmek mühim her daim. Bize verilen zamanın her

salisenin ayrı kıymeti var. Bunları da didişmelerle anlamsız tartışmalarla zayi

mi edeceğiz Zamanın kıymeti bilinince huzur geliyor peşi sıra.

Huzur biraz da içimizde kendi çıkmazımızdan çıktığımızda

huzur geliyor oturuyor köşkümüze. Sonra çevremize yayıyoruz huzur her yerde.