Pakistan'da yürütülen görüşmelerde kendi dayatmalarını kabul ettiremeyen ABD, çözümü yine tehdit ve küstahlıkta buldu. ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya üzerinden yaptığı provokatif açıklamayla dünya ekonomisini hiçe sayarak Hürmüz Boğazı'nda abluka uygulayacaklarını duyurdu. Trump'ın bağımsız bir devletin gemilerini hedef alan ve geçiş yapanları "cehenneme göndermekle" tehdit eden bu pervasız çıkışı, emperyalizmin bölgedeki karanlık emellerini bir kez daha açıkça gözler önüne serdi.

ABD'DEN HÜRMÜZ ABLUKASI KARARI

ABD donanması, bugün (13 Nisan 2026) Türkiye saati ile 17.00 itibarıyla Hürmüz Boğazı'nda fiili bir askeri abluka başlattı. Uluslararası hukuku ayaklar altına alan bu karar, Basra Körfezi ile Umman Denizi'ni birbirine bağlayan stratejik su yolunda deniz trafiğinin zorbalıkla kontrol altına alınması anlamına geliyor. Trump yönetimi, İran limanlarına giriş çıkış yapan gemileri durdurarak ve arayarak bağımsız bir ülkenin ticaret hakkını gasp etmeye hazırlanıyor.

ABD HÜRMÜZ ABLUKASI İLE NE AMAÇLIYOR?

Bu hukuksuz hamlenin temelinde, ABD'nin İran'ı ekonomik olarak boğma ve kendi emperyalist politikalarına boyun eğdirme çabası yatıyor. Yıllardır uyguladığı ağır yaptırımlarla sonuç alamayan Washington yönetimi, şimdi de İran'ın petrol ihracatını askeri güçle keserek ülkeyi müzakere masasında teslime zorlamayı hedefliyor. Kendi kurallarını tüm dünyaya dayatmaya çalışan ABD, bölgedeki bağımsızlık iradesini bu tür nobran tehditlerle kırmayı amaçlıyor.

KÜRESEL EKONOMİYE BÜYÜK DARBE: PETROL FİYATLARI FIRLADI

Trump'ın sorumsuz açıklamaları sadece Ortadoğu'yu değil, tüm dünyayı büyük bir ekonomik krizin eşiğine getirdi. Küresel petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 20'sinin yapıldığı bu kritik kapının kapatılma tehdidi, petrol fiyatlarını anında 103 doların üzerine çıkardı. Emperyalist güçlerin sadece kendi çıkarları uğruna attığı bu adımlar, tüm dünyada enflasyonu körükleyerek Asya ve Avrupa ülkelerindeki ekonomilere büyük zararlar veriyor.

ABD HÜRMÜZ BOĞAZI'NI NEDEN ABLUKAYA ALDI?

Hürmüz krizinin perde arkasında ABD ve işgalci İsrail'in bölgedeki saldırgan politikaları başrolü oynuyor. Yakın zamanda İran'a yönelik gerçekleştirilen provokatif hava saldırıları ve nükleer müzakerelerde ABD'nin uzlaşmaz tavrı, ipleri koparan ana etkenler oldu. Kendi şartlarını zorla kabul ettirmeye çalışan Batı ittifakı, İran'ın meşru haklarını ve direnişini hazmedemeyerek bölgeyi yeni bir ateş çemberinin içine itiyor. Siyonist rejimin bölgedeki eylemlerine kalkan olan ABD, bu ablukayla aslında tüm Ortadoğu'yu kendi hegemonyası altına alma planını işletiyor.

Muhabir: Haber Merkezi