Hukukçular Derneği Ankara İl Temsilciliği, Ankara Adliyesi önünde gerçekleştirdiği basın açıklamasında, İsrail Parlamentosu tarafından 30 Mart 2026 tarihinde kabul edilen idam cezasına ilişkin yasal düzenlemeye sert tepki gösterdi. Açıklamada, düzenlemenin uluslararası hukuk ve temel insan haklarına açıkça aykırı olduğu ifade edildi. Aynı saatlerde İstanbul Beyazıt Meydanı başta olmak üzere 81 ilde eş zamanlı basın açıklamaları gerçekleştirildiği belirtilirken, hukukçular uluslararası kamuoyuna “açık ve güçlü tepki” çağrısında bulundu.

“DÜZENLEME YOK HÜKMÜNDEDİR”
Dernek tarafından yapılan açıklamada, söz konusu yasal düzenlemenin tüm hukuk düzenleri bakımından “yok hükmünde” olduğu vurgulandı. İsrail’in işgal altındaki Filistin topraklarında egemen bir devlet gibi kendi hukuk sistemini uygulamasının mümkün olmadığı ifade edilerek, işgalci bir gücün sınırsız yargı yetkisine sahip olamayacağına dikkat çekildi.
İDAM CEZASININ KAPSAMI GENİŞLETİLİYOR
Açıklamada, düzenleme kapsamında özellikle “İsrail Devleti’nin varlığını ortadan kaldırma amacıyla işlenen öldürme fiilleri” için idam cezası öngörüldüğü hatırlatıldı. Bu kapsamın belirsiz ve geniş ifadelerle tanımlandığına işaret edilerek, ölüm cezasının keyfî şekilde uygulanmasının önünün açıldığı belirtildi. Ayrıca, yasa ile birlikte idam kararlarının 90 gün gibi kısa bir sürede uygulanmasının öngörüldüğü, oybirliği şartının kaldırıldığı ve temyiz ile itiraz yollarının önemli ölçüde sınırlandırıldığı kaydedildi.
“ULUSLARARASI HUKUKLA BAĞDAŞMIYOR”
Hukukçular Derneği, düzenlemenin uluslararası insan hakları normlarıyla açıkça çeliştiğini belirtti. İsrail’in taraf olduğu Medeni ve Siyasi Haklar Uluslararası Sözleşmesi’ne atıf yapılan açıklamada, idam cezasının yalnızca en ağır suçlar için ve sıkı güvenceler altında uygulanabileceği hatırlatıldı. Buna karşın söz konusu düzenlemenin “terör” kavramını geniş ve muğlak biçimde tanımlayarak idam cezasının kapsamını genişlettiği ve özellikle Filistinlilere yönelik ayrımcı sonuçlar doğurduğu ifade edildi.
İŞGAL ALTINDAKİ TOPRAKLARDA UYGULAMA TEPKİ ÇEKTİ
Açıklamada, düzenlemenin işgal altındaki Filistin topraklarında uygulanmasının da uluslararası insancıl hukukla bağdaşmadığı vurgulandı. 1949 tarihli IV. Cenevre Sözleşmesi uyarınca işgalci güçlerin cezai yetkilerinin sınırlı olduğuna dikkat çekilerek, bu yetkilerin işgal altındaki sivillerin korunması amacıyla kullanılması gerektiği belirtildi.
“BU YASA BAŞLI BAŞINA SAVAŞ SUÇUDUR”
Dernek, söz konusu düzenlemeyi “katliam yasası” olarak nitelendirerek, “Bu yasanın varlığı dahi tek başına bir savaş suçu niteliğindedir” ifadelerine yer verdi. Açıklamada, düzenlemenin Filistinlilere yönelik ayrımcı bir uygulama olduğu ve apartheid niteliği taşıdığı savunuldu.
ULUSLARARASI KURUMLARA BAŞVURU YAPILDI
Hukukçular Derneği’nin, söz konusu düzenlemeye karşı Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi nezdinde çeşitli mekanizmalara başvuruda bulunduğu da açıklandı. Bu kapsamda; Keyfi Tutuklamalar Çalışma Grubu Yargısız ve Keyfi İnfazlar Özel Raportörlüğü, İşgal Altındaki Filistin Topraklarında İnsan Haklarının Durumu, Özel Raportörlüğü İşkence ve Diğer Zalimane Muamele Özel Raportörlüğü gibi uluslararası mekanizmalara başvuru yapıldığı belirtildi.
“ULUSLARARASI TOPLUM HAREKETE GEÇMELİ”
Açıklamanın sonunda, başta hukukçular olmak üzere tüm insan hakları savunucuları, sivil toplum kuruluşları ve uluslararası kamuoyu söz konusu düzenlemeye karşı harekete geçmeye davet edildi. Hukukçular Derneği, “Özgür Filistin için hukuki ve sivil mücadeleye destek verilmesi” çağrısında bulundu.





