Musul Konsolosluğumuzun IŞİD militanları tarafından
basılarak 49 insanımızın 101 gün alıkonulmasının ardından önceki gün
kurtarılarak ülkemize getirilmeleri millet olarak ortak sevinicimiz olması
gerekirken bu defa da bu sevinci hep birlikte paylaşamadık. Bazı siyasilerin
olaya yaklaşması bile birtakım hesapların gölgesinde kaldı. Bir yandan rehin
diplomatlarımızın ve ailelerinin kurtarılmış olmasını kutlarken aynı zamanda bu
kurtarılışın/ kurtuluşun hangi pazarlıklar ve neler karşılığında olduğu sorusu
gündeme getirildi. Her olayın elbette bütün yönleri ile ele alınması gerekir
ama bu iş rehin tutulan kardeşlerimizin ülkemize ayak bastıkları gün yapılması
kanaatimce doğru değildir. Çünkü ne karşılığı ve nasıl olmuşsa olmuş 49
kardeşimiz terör örgütünün elinden kurtarılarak ülkemize getirilmiştir. Olayın
bu yönü sanıyorum millet olarak ortak sevincimiz olmalıdır.
Bu arada medyada da rehin tutulan kardeşlerimizin
Türkiye ye getirilmesi farklı iki boyutta haber yapıldı. Gazetelerin çoğunluğu
MİT in başarılı bir operasyonu ile rehinelerimizin bulundukları yerden alınarak
Türkiye ye getirildiklerini vurgularken, bazı gazeteler rehinlerin Suriye de
Türk emniyet birimlerince teslim alındığını ileri sürüyordu. Yani, olay büyük
ve başarılı bir operasyon değil, sanki birtakım pazarlıklar sonucu teslim
edilmeleri şeklinde veriliyordu. Aslında olayı ister teslim edilme ister
kurtarılma şeklinde gerçekleşmiş olsun sevinilecek bir sonuçtur. Şahsen 101 gün
esir hayatı yaşayan kardeşlerimizin ülkeye getirilmesinden sevinç duymayacak
kimse olacağını düşünmüyorum. Ancak, bir takım karşı oluşlar ve tartışmalar
ister istemez insanların bakış açılarına etki ediyor. Olaya böyle muhalif bir
açıdan bakanlar iktidarı başarısız göstermek için sevinçlerini bile gizleme
ihtiyacı duyuyorlar.
Bunda muhalefet olmanın önemli etkisi var elbette. Ancak;
muhalefet olmak sevinçlerimizi de yaşamamak/yaşayamamak anlamına gelmemeli diye
düşünüyorum. Çünkü şu an için önemli olan 49 insanımızın 101 gün boyunca her an
ölümle burun buruna bir terör örgütünün elinde tutsak kalmaları ve bu
tutsaklığın son bulmuş olasıdır. Bu bakımdan bunun mutluluğunu yaşamaya sadece
bu kardeşlerimizin yakınları değil millet olarak hepimizin hakkı vardır. Olayın
perde arkasında nelerin olduğu, gösterildiğinin aksine teslim alıp ülkemize
getirmek değil de, birileri tarafından bazı pazarlıklar sonucu teslim edilmek
gibi bir durum varsa buda ileride tartışılacaktır.
Hemen belirteyim ki, hiçbir yabancı istihbarat örgütünden
destek almadan operasyonun MİT tarafından yapılmış olması sevindiricidir. Uzun
yıllar Müslüman kimliği öne çıkanları takip ve fişlemekle görevli bir devlet
kurumunun bugün böyle bir dış operasyonu başarı ile sonuçlandırmış olması
gerçekten sevindiricidir. Birtakım iç düşmanlar icat ederek onların peşinde
koşulurken bugün dış düşmanlara yönelik operasyonlara imza atıyor olması çok
önemlidir, emeği geçenlerin hepsi tebriki hak etmektedirler.
AK Parti milletvekili Tayyar ın dediği gibi bu olay
MİT in değil de bir CİA hamlesi ise onun da tartışılacak günü gelecektir ama o
gün bugün değildir. Bugün 49 insanımızın ülkemize dönüş gündür ve önemli olan
şu anda işin bu boyutudur