Suriye Türkleri (Türkmenleri) iç savaşın en büyük
katliamlarından birine uğruyor. Karşılarında her türlü din-mezhep ve etnik
gruptan oluşan büyük bir koalisyon söz konusu. Bir tarafta aktif bir şekilde
Suriye Türkleri ile çatışan Rusya, İran, Hizbullah, Suriye, IŞİD, PYD/YPG
güçleri, diğer tarafta ise buna zemin hazırlayan ve zaman zaman aktif destek
veren, Türkiye nin müttefikleri olarak geçen ABD/Batı.
Mevzu Türkiye ve Türkler olduğunda bütün bu farklı
unsurların bir araya gelebileceği bu son olayla bir kez daha ispatlanmış
vaziyette. Eğer öyle olmasaydı, en azından Suriye ye IŞİD gerekçesiyle
müdahalede bulunan Rusya nın bu saldırılarda/katliamda IŞİD ile aynı safta
olmaması gerekirdi. Buna komşumuz İran da dahil!
***
Aynı şekilde, Ayn-el Arap ta (Kobani) dünyayı ayağa
kaldıranların bölgedeki Türkmen katliamında da aynı duyarlılığı göstermeleri
gerekirdi. Fakat öyle olmadı. Hepsi Türkiye/Türkler noktasında Türkmen
Hattı nın bertaraf edilmesinde bir araya gelmiş durumdalar.
Burada diğer tüm tarafları bir tarafa bırakarak
Türkiye yi ayağa kaldıranlar için sormak istiyorum: Bugün niçin sessizsiniz
Öldürülenler Müslüman değil mi Düne kadar size zulmedenlerle nasıl bir arada
olabiliyorsunuz Değer mi
***
Burada Türkmen Hattı ifadesini özellikle kullanıyorum.
Eğer Afganistan dan itibaren bölgedeki müdahalelere ve savaşlara bakarsanız en
büyük tahribatı bölgedeki Türklerin/Türkmenlerin aldığını göreceksiniz. Doğu
Türkistan dan başlayan bu hatta Afganistan, İran, Irak, Suriye içindeki
Türkler/Türkmenler büyük bir baskı altında. Bölge Türklüğü sistematik bir
şekilde katliamlara uğramakta, topraklarını terk etmeye zorlanmakta.
Ellerindeki her bir şey alınmakta. Katliamlardan kurtulanlar ise demografik hareketler
ile kendi öz yurtlarında azınlık durumuna düşürülerek asimile edilmeye
çalışılmaktadır. Müttefikimiz olarak ön plana çıkan devletlerin de bölgede
gerçekleştirdikleri devlet inşa süreçlerinde Türklere/Türkmenlere yer
vermemektedirler. Çünkü onlar da diğerleri gibi Türklerin bir cihan hakimiyeti
kurma endişesini yaşıyorlar. İşte bu endişe tüm bu farklı unsurları bir araya
getirebiliyor.
***
Soğuk Savaş sonrası ortaya çıkan Türk Dünyası hiç
kuşkusuz burada kritik bir yere sahip. 21. Yüzyıl Türk Asrı Olacaktır
şeklinde sloganlaştırılan ve Adriyatik ten Çin Seddi ne Kadar Türk Dünyası
söylemleriyle spesifik hale getirilen ve Türkiye Modeli ile adı konulmaya
çalışılan bu coşkulu süreçte ne yazık ki Türk Dünyası adım adım hedef
haline getirilmiş durumda. Türk Dünyası nı oluşturan bu zenginliğe, potansiyel
güce operasyonların çekildiği bir dönemde bu coşkuyu verenlerin yerinde yeller
esiyor.
Çin Seddi nden Türkmen Dağı na kadar olan bu hatta şu an
için devletsiz Türkler/Türkmenler hedef halinde. Eğer önü alınamazsa bunu
başta Türkiye ve Türkmenistan olmak üzere diğer Türk cumhuriyetleri takip
edeceğe benziyor. Nitekim Rusya nın IŞİD i gerekçe göstererek Orta Asya Türk
devletleri üzerinde yaptığı baskı ortada.
***
Bazı devletlerin Türkiye yi ve bölge Türklüğünü IŞİD vb.
örgütlerle irtibat halinde göstermeye çalışmalarının nedeni şimdi daha net
anlaşılıyor. Gerçekleştirilen algı operasyonları ile Türk dünyasının en büyük
gücü durumunda olan Türkiye oyun dışına itilmeye çalışılıyor. Fakat algı
operasyonları ile tarihsel bir misyona sahip bu ruhun çökertilmesi mümkün
değil.
Zaten tüm bu operasyonların altında da bu korku yatıyor.
Dün Sykes-Picot-Sazanov planlarını boşa çıkaranlar bugün ve yarın başka plan ve
projeleri de boşa çıkartacaktır. Bundan hiç kimsenin şüphesi olmasın.
***
Ankara-Moskova
Hattında IŞİD - PYD Krizi! başlıklı yazımda da belirttiğim üzere: ...Suriye
Türkleri bölge ve Anadolu nun güvenliğinin vazgeçilmez dinamikleridir. Ve
savundukları bölge ise Türkiye nin Misak-ı Milli sınırları içerisinde yer
almaktadır. Oradaki Türkmenler, Halep Kuva-yi Milliyesi nin devamıdır.
Tarihsel kodlarına dönen ve mirasına sahip çıkmaya çalışan büyük Türkiye nin
inşa edileceği iki kritik bölgeden birisidir. Buradan en ufak bir taviz, Büyük
Türkiye Vizyonu ndan vazgeçmek ile eşdeğerdir. Türkiye, bölge Türklüğünü gözden
çıkardığı an, Türk Dünyası nın kendisini gözden çıkarması ile karşı karşıya
kalacaktır.
Dolayısıyla Türkmen Dağı , Türk Dünyası nın kalesidir.
Bu kale düştüğünde Batı dan Doğu ya tüm Türk-İslam dünyası büyük bir tehditle
karşı karşıya kalacaktır.
***
Türkiye nin bu kapsamda atması gereken öncelikli adım
başta Irak ve Suriye Türkmenlerinin güvenliğini esas alan yeni bir yakın çevre
doktrinini vakit kaybetmeksizin ilan etmek ve bunun gereğini yapmaktır. Aksi
takdirde Türk Dünyası sayfasını kapatmak gerekir. Bu ise tekrar satıh
müdafaası süreci ile eşdeğer olacaktır. Biraz tarih bilenler bunun ne anlama
geldiğini bilir ve Allah korusun der.
Allah bu yüce milleti ve devleti korusun!