Bahar yağmurlarının ardından bastıran kavurucu sıcaklar, doğada gizlenen o sinsi tehlikeyi yeniden uyandırdı. Piknik alanlarına, meralara ve tarlalara akın eden vatandaşlar, ölümcül kene virüsünün açık hedefi haline geldi. Hastanelerin enfeksiyon servislerinde hareketlilik başlarken, Erzincan Mengücek Gazi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nden Prof. Dr. Faruk Karakeçili doğadaki kene sayısında eşi benzeri görülmemiş bir yoğunluk yaşandığına dikkat çekti. Vakaların özellikle haziran ortası ve temmuz aylarında zirveye tırmanacağı, ısırığa maruz kalanların saniye kaybetmeden acil servislere koşması gerektiği kaydedildi.

RİSK HARİTASI BELLİ OLDU: O İLLER KIRMIZI ALARMDA

Hastalığın Türkiye'deki ölümcül rotası da netleşti. Uzm. Dr. Meltem Öner Karaçay'ın paylaştığı verilere göre, KKKA virüsü taşıyan katil kenelerin en çok Tokat, Samsun, Amasya, Çorum ve Sivas çevresinde kümelendiği vurgulandı.

Kabusun haritasını çizen bir diğer uzman Ergönül ise Karadeniz'in iç kesimleri ile Ankara'nın doğusunu işaret ederek Kastamonu ve Yozgat'ı da o riskli çembere dahil etti. Uzman isim, batı illeri için rahatlatan ama tedbiri elden bıraktırmayan o tespiti şu sözlerle aktardı:

"Ülkenin batısında bu hastalığın ortaya çıkması sürpriz olur. Öyle bir vaka yok ancak oradan gelen vatandaşlarımız olabilir."

SAKIN ÇIPLAK ELLE DOKUNMAYIN, ENJEKTÖR ETKİSİ YAPIYOR!

Vatandaşın en büyük ve ölümcül hatası ise kene tutunması sonrası yapılan kulaktan dolma müdahaleler. Vücuda yapışan kenenin kesinlikle çıplak elle koparılmaması gerektiği, hayvanın üzerine sigara basmak veya kolonya dökmek gibi yöntemlerin kenenin kusarak taşıdığı tüm virüsü doğrudan kana karıştırmasına yol açtığı ifade edildi.

Müdahalenin nasıl yapılması gerektiğini anlatan Ergönül'ün uyarıları saniye saniye kayıtlara geçti:

"Bir an önce çıkarılması lazım. İnsanımızı eğitmemiz daha önemli. Pens ve cımbız yardımıyla hiçbir şey yoksa bir poşetle tutuarak o keneyi gövdesine dokunmadan yalnız deriye en yakın yerden tutup çıkarabiliiriz. Gövdesinde virüs var. Gövdesine basarsanız enjektörle virüsü içeri basmış gibi olursunuz."

Hastaneye ulaşılamayan kriz anlarında cımbız veya eldiven kullanılarak hayvanın asla ezilmeden çıkarılması ve bölgenin hemen antiseptikle temizlenmesi gerektiği hatırlatıldı.

ÖLÜMCÜL KULUÇKA SÜRESİ EN FAZLA 13 GÜN

Kene ısırığının ardından başlayan o korkunç kuluçka süresinin tablosu da ortaya kondu. Isırık sonrası belirtilerin 1 ila 3 gün içinde, enfekte bir hayvanın kanına veya dokusuna temas durumunda ise 5-6 gün içinde kendini gösterdiği aktarıldı. Bu kuluçka süresinin vakaya göre 9 ila 13 güne kadar uzayabildiği belirtildi.

İlk etapta ani başlayan ateş, şiddetli baş ağrısı, kas ve eklem ağrıları, halsizlik, bulantı ve ishal ile vücudu ele geçiren hastalık; ilerleyen günlerde burun, diş eti ve cilt altı kanamalarına, idrarda kana, deride morarmaya ve en nihayetinde karaciğer ile böbrek yetmezliğine kadar uzanıyor. Özel bir ilacı bulunmayan KKKA'da geç tanının doğrudan ölüm riskini artırdığına dikkat çekildi.

Kırsala çıkanların mutlaka açık renkli kıyafetler giymesi, pantolon paçalarını çorapların içine sokması ve doğa dönüşü kulak arkası, koltuk altı, kasık ile diz arkası dahil tüm vücudu didik didik kontrol etmesi gerektiği vurgulandı. Herhangi bir temas durumunda, sonraki 10 gün içinde ateş veya kas ağrısı yaşanırsa, sağlık kuruluşuna gidilip kene temasının açıkça belirtilmesi istendi.

Kaynak: Haber Merkezi