Hamas'ın yeni liderinden ilk ve net mesajlar geldi. Siyasi büronun başkanlığını üstlendikten hemen sonra kameraların karşısına geçen Halil el-Hayye, hem bölge ülkelerine hem de uluslararası topluma seslendi. Gazze'deki acının derinleştiği günlerde yayımlanan bu ilk açıklama, Filistin sahasında yeni bir dönemin kapısının aralandığını gösteriyor.
"Tek Taraflılığı Kabul Etmiyoruz"
El-Hayye, yayımladığı video mesajda Gazze halkına doğrudan seslenerek üzerlerindeki acıyı ve sıkıntıyı kaldırmak adına her kulvarda çalışmayı sürdüreceklerini vurguladı. Filistin iç siyasetine dair çarpıcı ifadeler kullanan yeni lider, "Mevcut dönem tek taraflılığı ya da dışlamayı kabul etmemektedir" diyerek ulusal birliğin tesisi için herkese el uzattıklarını dile getirdi.
Sorumluluklarının sadece Gazze ile sınırlı olmadığını hatırlatan Hayye; işgal altındaki Batı Şeria, Kudüs ve cezaevlerindeki esirlerin de omuzlarındaki bir emanet olduğunu kaydetti.
Filistin Kurtuluş Örgütünün (FKÖ) tüm tarafların tam ortaklığını sağlayacak şekilde ve demokratik esaslarla yeniden yapılandırılması gerektiğini savunan Hamas lideri, acil bir ulusal diyalog çağrısı yaptı.
Arabuluculara ve Dünyaya Çağrı
Savaşın gidişatına ve diplomasi trafiğine dair değerlendirmelerde de bulunan Hayye, Gazze'de akan kanın durdurulması adına yoğun çaba gösteren Mısır, Katar ve Türkiye'deki arabulucuların çalışmalarını takdir ettiklerini ifade etti. Ancak masadaki sürecin tıkanmaması gerektiğine dikkat çeken tecrübeli isim, arabulucu ülkelere Binyamin Netanyahu hükümeti üzerinde baskı kurarak ateşkes anlaşmasını uygulamaya geçirme çağrısını yineledi.
Dünyaya ve Arap-İslam coğrafyasına yönelik uyarılarda da bulunan Hamas lideri, Gazze'deki halkı korumakta başarısız olunması halinde küresel adalet ölçüsünün tamamen ortadan kalkacağını söyledi.
Bölgedeki istikrarın anahtarının Filistin halkının huzurundan geçtiğini belirten Hayye, "Filistin toprağından asla taviz vermeyeceğiz, direnişin yolu mutlaka zafere ulaşacak" diyerek kararlılık mesajı verdi.
Arap ve İslam dünyasını da soykırımın durdurulması için tarihi ve dini sorumluluklarını alarak somut adımlar atmaya davet etti.



