Türk medyasının en hareketli kanallarından biri olan Halk TV'de deyim yerindeyse "yaprak dökümü" yaşanıyor. İzleyicilerin her gün ekran başında görmeye alıştığı ana haber sunucuları ve programcılar, peş peşe gelen istifa haberleriyle kamuoyunu şaşkına çevirdi. Gazetecilik onuru ve yönetim anlayışına yönelik eleştirilerin gölgesindeki vedalar, "Halk TV'de neler oluyor?" sorusunu gündeme getirdi. Halk TV'den ayrılanların istifa gerekçelerindeki "dayanışma" vurgusu dikkat çekti.
Remziye Demirkol'dan izleyiciye buruk veda
Halk TV'nin sevilen ekran yüzlerinden Remziye Demirkol, sabah saatlerinde sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamayla kanalla yollarını ayırdığını duyurdu. Demirkol paylaşımında, "Yayını kapatırken Pazartesi günü görüşürüz demiştim ne yazık ki bu sözü tutamayacağım, buradan vedamı etmiş olayım, istifamı verdim bu sabah itibariyle" ifadelerini kullandı.
Yayını kapatırken Pazartesi günü görüşürüz demiştim ne yazık ki bu sözü tutamayacağım, buradan vedamı etmiş olayım, istifamı verdim bu sabah itibariyle… Halk Tv’de çalışan tüm arkadaşlarıma emekleri ve dostlukları için teşekkür ediyorum ve tabii sizlere de…
— RemziyeDemirkol (@r_demirkol) May 11, 2026
Mesai arkadaşlarına emekleri ve dostlukları için teşekkür eden Demirkol’un bu ani ayrılığı, kanaldaki krizin derinleştiği şeklinde yorumlandı.

Gökmen Karadağ da kervana katıldı
İstifa dalgasının son halkası ise 'Açıkça' programının sunucusu tecrübeli gazeteci Gökmen Karadağ oldu. Remziye Demirkol'un ayrılık haberinin hemen ardından sosyal medya hesabından kısa bir paylaşım yapan Karadağ, "Hoşça kal Halk TV" yazarak veda kervanına katıldığını ilan etti. Karadağ’ın da ayrılmasıyla birlikte kanalın prime-time kuşağındaki en önemli isimlerinden biri daha eksilmiş oldu.
Hoşça kal @halktvcomtr
— gökmen karadağ (@haberaktif) May 11, 2026
İstifaların perde arkasında 'yönetim' krizi var
Halk TV'deki bu toplu vedaların fitili, 30 Nisan'da Seda Selek'in "son derece haklı gerekçelerim var" diyerek istifa etmesiyle ateşlendi. Selek'in ardından Sorel Dağıstanlı, Buket Güler Ozan ve Gözde Şeker de birer gün arayla kanaldan ayrıldıklarını duyurdu. Sorel Dağıstanlı’nın, arkadaşı Seda Selek’e destek verdiği için ekrandan uzaklaştırıldığı iddiası tansiyonu iyice yükseltti.
Seda Selek, daha sonra yaptığı açıklamada istifasının sebebinin kanalın patronu Cafer Mahiroğlu'nun "yönetim anlayışı" olduğunu açıkça belirtti. Selek, bu anlayışın yol açtığı "adaletsizlik, nobranlık ve gazeteciliğin değersizleştirilmesi" gibi kavramlara vurgu yaptı. Gözde Şeker’in ise veda yayınını yapmasına izin verilmediği ve yayına çıkamayacağını tesadüfen öğrendiği bilgisi medyada geniş yankı buldu.
Kanal yönetiminden konuya ilişkin henüz resmi bir açıklama gelmezken, ekranlarda boşalan koltukların nasıl dolacağı ve istifa dalgasının durup durmayacağı merak konusu oldu.





