İskoçlu Lewis Grassic Gibbon un Spartaküs ; eski Roma da
köle düzenine başkaldırışın sembolü sayılan köle gladyatör Spartaküs ve
haremağası (eunuch) Kleon un yoksul ve kölelerden oluşan ordu ile verdikleri
mücadeleyi betimleyen tarihi romanı, bir bakıma o dönemlerdeki başkaldırı ve
ayrışmaların Agustus Caesar a atfedilen güç ve kuvvete dayalı Pax-Romana ile
zecri yollarla sağlanmasını akla getirmektedir.
Burada ister istemez Ragner Redbeard ın, Haklının mı
güçlü olduğu, yoksa güçlünün mü haklı olduğu ( right is might, might is right)
fikri ortaya çıkmaktadır. Türkiye de yapılan seçimler de ister istemez benzer
kavram kargaşasını beraberinde getirmişe benziyor. Seçimin ortaya çıkardığı
tablo ise, haklının gücü yerine kaim olmak üzere halita bir sonuç ortaya
çıkarmıştır.
Seçimde muhalefetin anakronik sorunları ortaya koyma
yerine, politikalarının ana nirengi noktasını oluşturan dört bakanın
yargılanması ve saray muhabbetinin daha sonra altın kaplama klozete kadar
uzanması Türkiye de popülist yaklaşımlı politik düzeyin ulaştığı boyutu
göstermesi bakımından önem arz etmektedir. Bu durum, 1800 lerde Halep Valisi
ile Ebubekir Ağa arasında cereyan eden anlaşmazlıkları çağrıştırır
niteliktedir. Tahkikat memuru olarak İstanbul dan görevlendirilen Kapucubaşı
Hasan Ağa nın Halep teki incelemeleri sonucu ortaya çıkardığı mali açığın
nedenini Halep Valisi ne sorduğunda, aldığı cevap düşündürücü olsa gerek. Vali,
ortaya çıkartılan ve bir türlü kaynağı ortaya konulamayan meblağın sevk-i
Sultanî yolunda harcandığını beyan ederek, işin içinden sıyrılma yolunu
seçmişti. Aslında, Mısır a yapılan sevkıyattan mülhem, sevk-i Sultanî kavramı
günümüzde bile çok şeyi çağrıştıracak nitelikte olsa gerek.
Muhalefet partilerinin gündemini oluşturan dört bakanla
ilgili konunun mahkeme yoluyla çözüme kavuşturulamamış olması ve muğlâk
bırakılması AKP için bir siyasi cerahat niteliğindedir. Çünkü suç
kesinleşmediği müddetçe kişilerin suçlu gibi sayılamayacakları de masumiyet
karinası (presumption of innocence) gereği olsa gerek. Saraydaki klozet
kapakları için bile mahkemeden tespit davası açılırken, toplumun büyük
beklentisi olan bir konunun hâlâ muallâkta bırakılması düşündürücü olsa gerek.
1927-1932 yılları arasında New York Belediye Başkanı
olarak görev yapan James John Walker (Beau James), o dönem New York kenti ve
New York un politikasını belirleyen Tammany Hall Machine nin en güçlü ismi
iken, rüşvet skandalıyla itham edildiği sırada hesabında yüklü miktarda dolar
ortaya çıkınca 1 Eylül 1932 de istifa etmek zorunda bırakılmış ve konu yargıya
taşınmıştı. Walker, bu beklenmedik gelişmelerden sonra, Manhattan da yüz akıyla
yürüme yerine, bir müddet İngiltere de yaşamayı yeğlemişti.
Türkiye de hâlâ konuşulmaya devam edilen bu konuların
artık gündemden düşmesi için haklı mı güçlü, güçlü mü haklı ikilemi yerine,
adaletin kaim olması amacıyla gereğinin yapılması için hâlâ geç sayılmaz
kanaatini taşıyoruz. Refah Partisi nin; Yaşanabilir Bir Türkiye sloganını
Yaşanabilecek Bir Türkiye sloganı ile
takas eden CHP ise, ortaya elle tutulur tutarlı bir argüman koyamadığı için
önerileri kamuoyu nezdinde pek inandırıcı bulunamadığından seçimde hiç bir
varlık gösterememiştir. Bunda, noter tasdikli belge de seçmen nezdinde yok
hükmünde sayılmıştır. Kılıçdaroğlu nun seçimden sonra sadece demokrasi kazandı
söylemine sarılması mağlubiyetinin bir tezahürü niteliğinde olmuştur.
AKP ise, geniş yelpazelibir çalışma ile siyasi iktidar olma yetkisini de terkisine alarak büyük ve
kapsamlı bir kampanya ile oylarının daha fazla erimesini yapay yollarla
engellemeye çalışmıştır. Sözün kısası, zamanında Milli Görüş ü içten bölmekle
kalmayıp, birileri için gömlek değiştirme lüzumunu da gerekli koşul olarak
gören güç odakları, şimdi de, gömlek değişikliğine rağmen, siyaseten görev
süresinin tamamlandığına inandıkları AKP ye, yeni gömlek biçme uğraşısı
içerisinde oldukları son gelişmelerle ayan beyan ortaya çıkmıştır.