Her yıl sınava giren yaklaşık 2 milyon kişi, ertesi yıl yeniden giren bunların 300-400 bini, yani neredeyse dörtte biri... Demek ki üniversite öğrencisi çocuklarımızın dörtte biri, "okuduğundan" memnun değil...

Ama karşı çıkanlar var.  "Mühendisliğe girip tıptan çıkacaklar" diyorlar... Fark derslerini verdikten sonra, niçin olmasın? Ben de öyle yapmıştım. Bu yüzden bir sene kaybettim, bedeli buydu, buna da katlandım. Karşı çıkanların asıl dertleri başka tabii...  "Eşe dosta fırsat tanıyacaklar" diyorlar... Daha ileri gidip, baklayı ağzından çıkarıp "kendi adamlarını dolduracaklar" diyen de var... Nasıl başı bağlı kız insan değilse ve üniversitede okumaya hakkı yoksa(!), üniversiteye girmiş bacaksız da olduğu yerde kalsın, kendisine çizdiğimiz çizginin dışına çıkamasın! Örneğin, keferenin papazı arkeolog olabilsin, bize lazım değil. İttihat ve Terakki sana nereyi gösterdiyse orada oturacaksın güzel evladım. Bu toplumda herkes yerini ve sınıfını bilecek, "toplum mühendisliğini" boşuna mı yaptık? Haddini bil, çizmeyi aşma. Sonra sana da "dağdaki çoban" muamelesi çekerim haa, ampul kafalı! Sen oyunu da bizim CHP‘ye vermezsin çünkü... Okuyacaksın da adam mı olacaksın, koyuver çember sakalını, giy cüppeni takunyanı, sakın değişmeye ve gelişmeye kalkma, ki karikatürünü yapabilelim!

Muhabir: Haber Merkezi