Medyaya yansıyan haberler biraz olsun dikkatli takip edildiği takdirde ister Batılılar, ister Haçlılar olarak nitelendirelim, söz konusu cepheden medyaya yansıyan tüm haberler İslam ve Müslüman karşıtlıklarını göstermeye yetiyor. Yetiyor ama bunu görmek ve tespit etmek onların düşmanlıklarından kurtulmaya yetmiyor. Bunun da ötesinde İslam dünyasının Batı hayranlığı devam ediyor. Böyle olunca da Batılılar, İslam dünyasını her türlü kullanılmaya açık olarak değerlendiriyor. İşin daha da garip tarafı, İslam dünyası ve Müslümanlar hakkında karar verme yetkisini adeta onlara bırakmış durumdayız. Bu tür politikalar ister istemez İslam dünyasını Batı karşısında etkisizleştiriyor ve bunun sonucu ortaya teslimiyetçi politikalar çıkıyor.
Bu konudaki düşüncelerimi izah bakımından sadece dün bir gazetede yer alan iki haberi okuyucularımın bilgisine sunmak istiyorum. İlk haber, “AB’den PKK’ya 6 milyon lira” başlığı altında yer aldı. Haberde özetle şöyle deniyordu:
“PKK derneğine Avrupa Komisyonu ve Belçika merkezli sözde insan hakları örgütlerinden farklı tarihlerde parça parça 6 milyon liraya yakın para aktarılmış.”
ABD’den ve bazı AB ülkelerinden PKK/YPG gibi terör örgütlerine aktarılan maddi desteğin bundan ibret olmadığını sanıyorum söylemeye bile gerek yok. Çeşitli yollarla ve adlar altında akıtılan paranın miktarını tam olarak tespit etmek mümkün değil. Ayrıca bölgemizde faaliyet gösteren terör örgütleri ve teröristler için AB ülkeleri adeta barınma noktası görevi yapıyor. Yani olay sadece maddi destek ulaştırmaktan ibaret değil. Bu arada terör örgütlerine sadece AB maddi ve manevi destek vermiyor, ABD devlet olarak her fırsatta her türlü desteği bölgemizdeki terör örgütlerine veriyor, bununla da kalmıyor; üst düzey ABD’li askeri ve sivil yetkililer teröristlere doğrudan eğitim ve silah desteği veriyorlar. Bunu yaparken de gizlemeye falan gerek duymuyorlar. Silah yüklü askeri TIR’lar geçit töreni yapar gibi hareket ediyor.
Kısacası AB ülkeleri ile ABD, açıktan teröristlerle birlikte hareket ediyorlar. Böyle olunca da ülkemiz başta olmak üzere İslam ülkelerinin terörist sevicilerle birlikte hareketlerini sonlandırmaları gerekiyor. Aksi halde böyle dostlar varken İslam dünyasının düşman aramasına gerek kalmıyor.
Dün medyaya yansıyan, “Kanada insani yardıma takoz” başlığı altında yer alan haber dikkat çekiciydi. Haberde özetle şöyle deniyordu:
“Kanada bankaları, ‘terör finansmanı’ şüphesiyle Müslümanlara ait vakıfların hesaplarını kapatıyor. Mahkeme kararı olmaksızın banka yönetimlerince alınan hesap kapatma kararlarıyla insani yardım durma noktasına geldi.”
Adı, ABD, Kanada ya da AB olsun, Haçlılar teröristlere her türlü desteklerini sürdürürken, Müslümanların ihtiyaç sahibi Müslümanlara yapacakları yardımı engelliyorlar. Kısacası, kendileri yardımdan uzak durdukları gibi Müslümanların birbirlerine desteğini de engelliyorlar. Tüm bunlardan dolayı Haçlılardan Müslümanların uzak durması gerektiğini, onlardan Müslümanlara hayır gelmeyeceğini görmek durumundayız. Uzun sözün kısası, Haçlıların düşmanlığını etkisiz kılmak için onlara şirin görünme çabalarını bir kenara iterek, Müslümanların birlik oluşturmaları gerekiyor. Aksi halde düşmanları dost belleme yanılgısı devam edecektir.