Soru: Haccın farz kılınmasındaki hikmetler nelerdir

Cevab: Bismillâhirrahmanirrahim.

ALLAH Teâlâ nın emrettiği her şeyde şüphesiz insanların dünya ve ahiret hayatı için pek çok hikmetler vardır. Fakat bütün ibadetler ALLAH Teâlâ nın emirleri olduğu için yerine getirilir ve haram olan şeyler de, ALLAH Teâlâ nın yasakları olduğu için terk edilir. Akıl ve düşünce ile bâzı hikmetlerin mevcudiyeti tesbit edilebilir.  Hac, şartlarını bulunduran her Müslüman için pek mukaddes bir farzdır. Namaz, oruç, birer bedeni ibadettir. Zekat da bir mali ibadettir. Hac ise hem bedeni, hem de mali bir ibadettir. Bu farz, hem bedence olan sıhhat ve selametin, hem de mali varlığın bir şükran vazifesi demektir. Gerçekten de hac, çok yönlü bir ibadettir. Malî ve bedenî bir ibadet olduğu gibi, maddî ve manevî, dünyevî ve uhrevî, ferdî ve içtimaî boyutları da vardır. Bu haliyle o, küllî bir teslimiyetin ifadesidir. Hac ibadetinde zaman kadar, mekan unsuru da çok önem arz etmektedir. O bir taraftan maziye yapılmış ibretli bir yolculuk iken, diğer taraftan da geleceğe yapılacak yolculuk için çizilecek hikmetli bir yol haritasıdır.

Hac, bir taraftan ALLAH Teâlâ ya iman, tevhid inancı, peygamberlere iman, ahiret inancı gibi inanç esaslarını pekiştirdiği gibi, diğer taraftan da Müslümanlara takva, sabır, sevgi-saygı, kardeşlik, fedakârlık, cömertlik vb. ahlâkî güzellikleri kazanma ve yaşama imkanı sunar. Bu yönleriyle hac, hem akaid, hem ibadet, hem de ahlâk dersleri yoğunlaştırılmış olan bir eğitim merkezi gibidir.

Bu şaşmaz gerçeğe göre haccın da pek çok hikmetleri bulunmaktadır. Bunlardan bazıları şöyle sıralanabilir: Her insan yaratılışı gereği Yüce ALLAH Teâlâ ya karşı kulluğunu ortaya koymak ihtiyacındadır. Hac, kula, en belirgin bir şekilde Yüce ALLAH karşısında aczini ortaya koyma, kulluğunu ifade etme ve onun verdiği nimetlere şükretme imkanı veren bir ibadettir. Çünkü hacı, mal, mülk, makam ve mevki gibi dünyevi unsurlardan sıyrılarak ALLAH Teâlâ ya yönelir. Sonsuz güç ve kudret sahibinin karşısında teslimiyetini ve bağlılığını ifade eder. Bu durum kendisine ALLAH Teâlâ ya kul olma zevkini tattırır. Haccın en mühim hususiyeti, her yönüyle geniş ve muhtevalı bir kulluk mânâsını taşımış olmasıdır. Mü min, hac vesilesiyle kulluğun en yüce mertebelerine ulaşır. Kul olmanın en zevkli anlarını tadar.  Bu ibadette tek maksat ve tek gaye ALLAH Teâlâ nın rızasıdır. Bu maksada ulaşmak için yollara düşülür, sıkıntılara girilir, ihrama girmek için çıkarılan elbise ile birlikte dünya bağlarından da soyunur ve kefen gibi bir örtüye bürünür. Kalb ve ruh ALLAH Teâlâ ya yönelir. Hac, en küçük âdabından en büyük esaslarına varıncaya kadar kulluk tezahürlerini ihtiva eden bir ibadettir. Haccın yapılmasındaki muhtelif usul ve âdâb insanın, ezeli ve kerim olan mabuduna yapacağı tazimlerin, göstereceği kulluk halinin, arz edeceği ihtiyaç ve tevazu tarzının en mükemmel şeklini ihtiva etmektedir.

Alîm ve Hakîm olan yaratıcımızın mukaddes bir mabedini, mükerrem bir beytini ziyaret ederek zati ülûhiyyetine olanca temizliği- duruluğu, olanca samimi duyguları ile tazimlerde, dua-yalvarışta bulunan bir kulun bu dini vazifesi, temiz ruhlara büyük ferahlık verecek ulvi bir mahiyette bulunmaktadır. Bundan başka bütün Müslümanların kıblegâhı olan ve Hz.İbrahim (A.S.) gibi büyük bir Peygamberin makamını içinde bulunduran muazzam bir mabette yapılacak ibadet ve itâatin yüceliğine vesile olacağı mükafat ve sevaplara son yoktur.

İslâm ın beş temel esasından biri olup hem malî ve hem de bedenî bir ibadet olan hac; İslâm ın evrenselliğini, birlik ve beraberliğini, ırk, renk, cinsiyet, dil, ülke ve kültür ayırımı yapmadan müminlerin kardeşlik ve eşitliğinin temsil edildiği bir ibadettir. Hacc, içtimâî ve siyasî yönü ümmet hayatında son derece ehemmiyet arzeden bir ibadettir. İslâmiyet in beynelmilellik hüviyetini en yüksek mertebede ifade eden yegâne fırsattır. Hacc vesilesiyle dünyanın dört bir tarafında yaşayan, dilleri, renkleri, örf, âdet ve kıyafetleri farklı Müslümanlar, aralarındaki mekân uzaklığını, ALLAH Teâlâ nın emrine uyarak kaldırıp biraraya gelirler, tanışırlar, kaynaşırlar, birbirlerini severler, birbirlerini öğrenerek fikir birliğine ererler. Hakkıyla îfa edilen hacc ibâdeti Müslüman milletler arasında tanışmayı sağlar, tanışma sevgiyi doğurur, sevgi ise dayanışma ve yardımlaşmayı hâsıl eder.