Burada takvanın hayırlı azık şeklinde nitelendirilmesi
onun önemine ve derinliğine işaret etmektedir. Hac ibadetiyle birlikte
düşünüldüğünde kötü söz, fücur, çatışma ve tartışma gibi ahlaki kurallara
riayet etmek demektir. Diğer taraftan haccın manevi atmosferine yakışmayan
tutumlardan sakınmaktır. Sonuç olarak Kur an-ı Kerim in büyük önem verdiği
takvanın, konumuzla ilgili olan bölümü şöyle ifade edilebilir: İtikadi
konularda yanlış ve batıl inançlara kapılmaktan korunmaktır. Ahlaki ve ameli
konularda da; ruhu kirleten kötü duygulardan, fena huylardan, eksik, kusurlu,
zararlı ve haksız davranışlardan uzak durmaktır. Daha özet bir tanımla İslam
dininde esasları belirlenmiş olan hayat tarzına uymayan yaşayıştan sakınmak ve
uzak durmak demektir.
Takvanın diğer önemli bir fonksiyonu ise; bütün
faaliyetlerde ve ödevlerin yerine getirilmesinde ALLAH Teâlâ nın korkusunu ve
O nun murakabesini iç dünyasında hissetmektir. Diğer bir ifade ile ALLAH Teâlâ dan
korkmak, O na teslim olmayı ön plana çıkararak bu saygıyı, davranışların ve
hayatın azığı yani gıdası yapmaktır.
Bu sebeple de maddi gıdaların bedenimizi beslemesi gibi,
azığın en hayırlısı olan takva da ruhumuzu besler. Herhalde haccın ruh ve beden
üzerindeki kalıcı etkisi de ancak bu manevi hazırlıkla mümkün olmaktadır. Bu
nedenle hacılarımız yol azığı ve hazırlığı olarak sabır, azim ve iradeye
dayanan geniş, yüksek bir hedef ortaya koymalıdır. Geçmişini sorgulayarak varsa
yanlış ve hatalarından dönmelidir. Bencilliği ve bireyselliği aşarak haccın
manevi atmosferiyle ötekini nefsine tercih edecek kadar olgunlaşmalıdır. Esasen
haccın en hassas yönü olan ihram, tavaf, sa y, Arafat ve vakfenin gayesi de
budur.
Hac yolculuğunun heyecan veren başka bir tarafı da, onun
bir taraftan âdeta Hz. İbrahim (A.S.)ın asrına veya Hz. Peygamber (S.A.V.)
Efendimiz ve Sahabe dönemine yani geçmişe; diğer taraftan da hac sonrasında
kazandıklarıyla geleceğe yapılan bir yolculuk olmasıdır. Sanki Hz. İbrahim
(A.S.)ın çağrısını bizzat kulaklarıyla duymuş, âdeta orada onlarla görüşecekmiş
gibi bir ruh hali ile çıkar yola. Nihayet bu yolculukta, ömür boyu her namazda
yöneldiği kıblesi olan Kâbeyle arasındaki binlerce kilometrelik mesafe
kalkacak, yıllarca hasretini çektiği ALLAH Teâlâ nın evini birkaç metreden
dünya gözüyle doya doya seyrederek namaz kılacaktır. ALLAH Teâlâ nın huzuruna
çıkacağı, zaman ve mekanın dürüleceği, tarifi mümkün olmayan, ancak yaşayarak
tadacağı bir yolculuk yapacaktır, inşaALLAH. İnsanın, güzelliğini inkar
edemediği tek yolculuğu, yüreğine yaptığı yolculuktur...
Hac yolculuğu uzun ve kendine mahsus zorlukları olan bir
yolculuktur. İlgililer ve yetkililer tarafından, hac ibadetini yerine getirmek
üzere Suudi Arabistan a gidecek hacılarımızın bu yolculuklarını her çeşit
çıkardan uzak, sağlık ve güvenlik şartları içinde yapmalarını sağlamak için,
her türlü tedbirler alınmaktadır. Ancak seyahat esnasında sıkıntılarla
karşılaşmamaları için hacı adaylarımızın dikkat etmesi gereken hususlar vardır.
Her hacı adayının bunlara uyması önem arz etmektedir.
Hacı adayının yolculuğa başlarken dikkate alması gereken
hususlar
1- Hac organizasyonu sürpriz ve zorluklarla doludur.
Bütün tedbir-ler alınmasına rağmen zaman zaman yüzbinlerce insanın aynı
mekânları ve imkânları birlikte kullanmasından kaynaklanan bir takım sıkıntılar
olabilmektedir. Ancak sabır, azim, temkin, teenni, tahammül ve hoşgörü ile bir
çok engel aşılabilir.
Bu nedenle hacı adayı, her şeyden önce hac yolculuğunun,
ticari ya da turistik bir seyahat değil, bir ibadet yolculuğu olduğunu, bu
yolda atılan her adımın, çekilen her sıkıntının, bir taraftan kendisine sevap
kazandırırken diğer taraftan günahlarını eriteceğini hiçbir zaman aklından
çıkarmamalıdır. Bütün varlığıyla bu kutsal yolculuğu en iyi şekilde
değerlendirmeye yoğunlaşmalıdır. Hz.Aişe (R.Anha) validemizden rivayete göre
Resûlullah (S.A.V.) Efendimiz:
Senin sevabın, katlanacağın meşakkate veyahut yapacağın
harcamana göredir. buyurdu.
Demek ki, bu yolculukta ne kadar meşakkat olursa, o kadar
mükâfat olacaktır. Ancak şu unutulmamalıdır ki; katlanmayı gerektiren meşakkat,
mükâfat sebebidir. Gereksiz yere meşakkat çekmek ise hiçbir sevap kazandırmaz.