Başörtüsü ile ilgili açıklamaları sebebiyle Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin e tepki yağıyor. Şahin, "Başörtüsü yüzde 1,5 luk bir kesim için sorun" diyerek bakış açısını dile getirdi. Mazlum-Der Genel Başkanı Ayhan Bilgen, "Hak ve özgürlük talepleri, sayısal hesaplarla yaklaşılacak sorunlar değildir" dedi.
EBUBEKİR GÜLÜM / ANKARA
AKP li Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin in son çıkışı, iktidardan 4 yıldır çözüm bekleyen binlerce başörtüsü mağduru genç kızı üzdü. Başörtüsünün Türkiye de yüzde 1.5 luk kesim için sorun olduğunu belirterek "Önceliğimiz türban değil, işsizliktir" diyen Şahin e, ?insan hakları yüzdelik oranla tespit edilmez, hani bu namus borcuydu hatırlatması yapıldı.
Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin, bir televizyon kanalında başörtüsüyle ilgili yaptığı açıklamada, artık başörtüsü sorunu rafa kaldırma niyetlerini ortaya koydu. Kime yaptırdıkları belli olmayan anketlere dayanarak türban sorununu yüzde 1.5 luk kesimin sorunu kabul eden Şahin, binlerce mağduru olan ve acil çözüm bekleyen bu sorunu adeta görmezden geldi.
"Bizim önceliğimiz türban değil, işsizliktir" açıklaması yapacak kadar soruna kayıtsız kalan Bakan Şahin in, daha önce yapılan bütün anketlerde halkın tamamına yakının çözülmesi gerektiği yönünde fikir beyan ettiği sorunun gündeme getirilmesini ?oyun olarak değerlendirmesi şaşkınlıkla karşılandı.
"Halkın daha az itibar ettiği sorunlarla ilgilenmemizi istiyorlar. Bu siyaseten yanlıştır biz bu oyunlara gelmeyeceğiz" diyen Şahin, bu sözleriyle kendilerinden seçim öncesi adım atılmasını bekleyen mağdurları ümitsizliğe sevk etti.
Mazlumder Genel Başkanı Ayhan Bilgen, Şahin i açıklamalarına tepki göstererek, "Hak ve özgürlükler talepleri, sayısal hesaplarla yaklaşılacak sorunlar değildir. Hukuk devletinin gereği olarak, kaç kişiyi ilgilendirse ilgilendirsin siyaset kurumu sorunların tümünü çözmek zorundadır" dedi.
Özgürlük ve başörtüsünün sorununun ekonomik sorunlarla kıyas edilmesinin çok yanlış bir strateji olduğunu belirten Bilgen, "Sanki kriz çıkartan bir gündem gibi gösterilmesi de, psikolojik bir yenilginin kabul edilmesidir. Çünkü bu durum, başörtüsü sorununu çözmek için ekonomik krizi göze alacaksınız demeye getirir. Bu çok tehlikeli bir yaklaşımdır. İkisini de çözmek siyaset kurumunun sorumluluğundadır. Hem işsizlik, hem de başörtüsü sorununu çözsünler. Kim engelliyor bunu?" diye konuştu.
"Türban önceliğimiz değil" diyen Şahin‘e, AKP içerisinde de tepki geldi. "Özgürlükler yüzdelerle tarif edilmez. Türbana çözüm getirilmesini isteyenlerin oranı yüzde 80‘dir" diyen milletvekillerinden bazılarının görüşleri şöyle:
MUSA UZUNKAYA: Başörtüsünden dolayı yaşanan mağduriyeti çok büyük oranda halk tasvip etmiyor. En son TESEV‘in yaptığı ankette "Başörtüsü sorunu özgürlükler bağlamında çözülsün" diyenler yüzde 76‘ydı. Başörtüsü bir özgürlük meselesidir. Özgürlükler yüzdelerle tarif edilmez. Sorun toplumda değil kurumlarda. Başörtüsü takanı laik, takmayanı antilaik diye ayırıp Türkiye‘yi kampa bölüyorlar. Türkiye‘de laik-antilaik yok. "Okulun, dairenin kapısına kadar laiksin, dışında antilaik olabilirsin" demek ikiyüzlülüğe teşvik etmektir. Bu sistem ikiyüzlülüğü teşvik ediyor.
ERSÖNMEZ YARBAY: Problemin çözülmesini isteyen yüzde 80. Sayın Şahin doğru söylüyor, ama dikkate alınması gereken yüzde 80‘dir. Bu işi böyle kanlı bıçaklı hale getirenler, kan davasına dönüştürmek isteyenler belki 1.5‘ten daha azdır.
ABDULLAH ÇALIŞKAN: Normal şartlarda halk arasında başörtü meselesi hiç yoktur. Başörtüsünden dolayı toplumsal bir çatışma olmamıştır. En sosyete semt olan Çankaya, Kadıköy‘e bakın, mutlaka kardeşlerden, akrabalardan biri başörtülüdür veya değildir. Anket bu şekilde sorulmuşsa o yüzde 1.5 bile fazladır. Ama türban üzerinden rejim sorunu yapılıyor.




