Reklamı Kapat

O Tayyip Bey e ne oldu

O Tayyip Bey'e ne oldu?

Yıllarca elini öptükleri Erbakan, daha 1991‘de, onlara şunu öğretmişti: "Halihazırdaki BM‘nin gayesi yeryüzündeki hakkı, adaleti tesis etmek olmayıp, İsrail‘in kurulması, korunması ve daha sonra Büyük İsrail‘in kurulmasıdır?Yakında Lübnan‘ı alacak, onu takiben de Konya‘yı ve Erzurum‘u kendine vilayet yapacak" Erbakan, bugün de aynı görüşte. Peki talebelerine ne oldu?..

Başbakan Erdoğan geçmişte savunduğu bir çok görüş konusunda, büyük bir pişkinlikle,  kah "değiştim", kah "değişmeyip, geliştim" dedi. Nitekim, Lübnan tezkeresi için verdiği canhıraş mücadeleyle, ABD-İsrail politikalarına dair görüşlerinde 180 derece değişiklik olduğunu tam olarak ispatladı. Öyle bir değişiklik ki, geçmişte "Tanımadığı İsrail"den, bugün "Büyük İsrail projesine" geçti. Bakın Erdoğan, 1993 te RP İstanbul İl Başkanı ve partinin MKYK üyesiyken, neler söylemiş. Önce İsrail hakkındaki görüşleri: "İsrail, zihniyet itibariyle insan denilen mükemmel varlığı, varlık sebebi dışında tanımlayan emperyalist, şovenist bir anlayışın ifadesidir. Türkiye nin İsrail i tanıması tarihimize sürülmüş bir kara lekedir" Peki bugün kendisinin de çok önem verdiği Türkiye-İsrail yakınlığının kurulma şekline o gün nasıl bakıyormuş; "Türkiye ne yazık ki İsrail ile ilişkilerini kendi iradesiyle değil, bağımlı olduğu uluslararası kurum ve kuruluşların iradesiyle tespit ediyor".

En önemlisi acaba "Büyük İsrail" projesi ve "Ortadoğu"daki sorunlara ne diyor, Türkiye nin ne yapması gerektiğini savunuyormuş? "Türkiye tercihini, İsrail ve Filistin konusunda hala yanlış yapmaktadır. Şahsiyetli bir dış politika anlayışıyla Filistin konusundaki tavrını belirleyerek, ?Büyük İsrail projesini engellemelidir. İnanıyorum ki bu çıkış Türkiye yi madden ve manen güçlü kılacaktır. Türkiye, Fırat suyu politikasını tekrar gözden geçirmelidir. Ortadoğu daki kanser mikrobu olan bu zihniyeti sulamak, beslemek kadar büyük bir zulüm olamaz?İsrail i devlet olarak tanımıyorum." (Yörünge-8 Ağustos 1993 No: 137- s.18) 

Lübnan tezkeresinin bir diğer yılmaz savunucusu Dışişleri Bakanı Gül, ne halde derseniz? 199O lı yıllarda Irak ve Çekiç Güç, 1995 te Gümrük Birliği ve AB, 1999 da da Afganistan a birlik gönderilmesi konularındaki keskin görüşlerinden nasıl çark ettiği malum. Maalesef İsrail konusunda da kaderi, makulü bırakıp ifratı seçmek oldu. Hem de Erdoğan dan çok evvel.

10.09.2006 / SADİ SOMUNCUOĞLU / YENİÇAĞ

10 Eyl 2006 - 21:31 - Kültür-Sanat


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi