Reklamı Kapat

Çin’in sinsi oyunu

İsa Yusuf Alptekin Vakfı Başkanı Doç. Dr. Ömer Kul; Çin hükümetinin zulmü nasıl örtbas ettiğini, gözlemci heyete nasıl göz boyama yapıldığını ve oynanan tüm oyunları Millî Gazete’ye anlattı.

Abdussamet Karataş
Abdussamet Karataş Tüm Haberleri
Haber albümü için resme tıklayın

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Çin ziyaretinde gündeme gelen, Türkiye’den Uygur bölgesine gözlemci heyeti gönderilmesi teklifi tartışmalara neden oldu. Türkiye’de Doğu Türkistan mücadelesine yönelik faaliyet yürüten İsa Yusuf Alptekin Vakfı Başkanı Doç. Dr. Ömer Kul; Çin hükümetinin zulmü nasıl örtbas ettiğini, gözlemci heyete nasıl göz boyama yapıldığını ve oynanan tüm oyunları Millî Gazete’ye anlattı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Çin’e gerçekleştirdiği resmi ziyaretinin yankıları sürüyor. Uzun yıllardır Doğu Türkistanlı Müslümanları toplama kamplarında esir tutan ve birçok insani haktan mahrum bırakan işgalci Çin hükümetinin Uygur Türklerinin yaşadığı yerlere Türkiye’den gözlemci heyeti gönderilmesi teklifi gündeme geldi. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, Çin yönetiminin, Uygurların durumunu incelemek için Türkiye’den gözlemci heyeti istediğini ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu talebi olumlu karşıladığını ifade etti. Peki, Türkiye’den böyle bir talepte bulunan Çin, bu teklifinde ne kadar samimi? Daha önceki yıllarda da Uygur topraklarına çağırdığı uluslararası gözlemcileri baskı altında tutan Çin yönetiminin bu teklifinin arkasında, Doğu Türkistanlı mazlumların büyük güven duyduğu Türkiye’yi de algı operasyonlarında kullanmaya çalıştığı yorumları yapılıyor. Doğu Türkistan mücadelesinin efsane liderinin ismini taşıyan İsa Yusuf Alptekin Vakfı’nın Genel Başkanı Doç. Dr. Ömer Kul, Milli Gazete’den Abdussamet Karataş’a konuştu.

ÇİN, HEYETLERİN GÖZÜNÜ BOYUYOR

Çin yönetiminin yıllardır gözlemci heyeti oyununa başvurarak Doğu Türkistan’daki zulümlerini örtmeye çalıştığını söyleyen Doç. Dr. Ömer Kul, “Sayın Cumhurbaşkanı’nın Çin ziyaretinde Çin tarafının gündeme getirdiği ve genel kabul gören ‘heyet’ konusunda Doğu Türkistan’da yaşananların öğrenilmesi, problemlerin çözümü noktasında beklenti içerisinde olmak hayalcilik olacaktır. Daha önce bölgeye giden bazı gazetecilerin veya bir kısım devlet yetkililerinin oradan dönüşte sarf ettikleri sözler hâlâ kulaklarımızda çınlamaktadır. Çin bu türden ziyaretlerle heyetlerin gözünü boyamakta ve heyetler geri döndüklerinde durumun tam tersi açıklamalar yapmaktadır. Bölgeye heyet göndermenin en azından doğruyu bulmak adına birçok olumsuz tarafı da bulunmaktadır. Mesela heyet kimlerden oluşacak, kimlerle görüşecek, istenilen yerler gezilebilecek mi, istenilen kişilerle görüşülebilecek mi, görüşülen kişilerin Çin korkusundan çekinmeleri nasıl aşılacak? Konuşulacakları Çin mi belirleyecek? Konuşacak kişilerin doğruları söylemeleri durumunda akıbetlerinin ne olacağına dair nasıl tedbirler düşünüldü? Bu ve benzeri durumlar böyle bir heyetin sadece Çin’in propagandasına ve dahi değirmenine su taşımak olacağını sağır sultan dahi bilmektedir.” dedi.

ŞARTLARI VE İSİMLERİ TÜRKİYE TARAFI BELİRLEMELİ

Çin’in algı operasyonlarına yönelik örnekleri en iyi Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bileceğini ifade eden Ömer Kul; “Sayın Cumhurbaşkanımızın 2010 yılında başbakanken gerçekleştirdiği Urumçi ziyaretinde oynanan tiyatro hâlâ hafızalarımızda tazeliğini korumaktadır. Ziyaret öncesi camilerin temizlenmesi, halıların serilmesi, şadırvanlarının düzenlenmesi, camiye kimlerin gireceği, neler söyleyecekleri hepsi çok çok önceden talimle öğretilmiş bir tiyatro idi. Bu seferki heyet de ancak o kadarını yapar diyebilirim.” değerlendirmesinde bulundu.

HEYET ZİYARETİ, ÇİN PROPAGANDASINA DÖNÜŞMEMELİ

Doğu Türkistan’daki zulümleri tam anlamıyla dünyaya duyurabilmek için alternatif çözüm önerisini sunan Kul, “Uluslararası bağımsız gözlemciler, insan hakları örgütleri, Birleşmiş Milletler, İslâm İşbirliği Teşkilatı, Türkiye’de Doğu Türkistan’la alakalı sivil toplum kuruluşu temsilcilerinden kurulu bir ekip ziyarete gidebilir ama şartlar şunlar olmalı; gezilecek bölge ve gezinin muhtevasını bu heyet belirlemeli, ısmarlama gezi olmamalı. En önemlisi de görüşülecek insanların akıbetinin garantiye alınması şarttır. Yoksa bu seyahatte kimse Çin devleti aleyhine tek kelam edemez o da sadece Çin’in propagandası olur.” ifadelerini kullandı.

06 Temmuz 2019 - Dünya

Muhabir Abdussamet Karataş


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


İstanbul Markaları

Milli Gazete, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Meclis lokantasında yemek ücretlerinin artırılmasını doğru buluyor musunuz?